Arabuluculuk masasına oturan hemen herkesin aklındaki ilk soru aynıdır: “Bu ücreti kim ödeyecek?” Sorunun cevabı, çoğu kişinin sandığı gibi tek cümlelik değildir. Ücretin kimin üzerinde kalacağı; arabuluculuğun zorunlu (dava şartı) mı yoksa ihtiyari mi olduğuna, süreç sonunda anlaşma sağlanıp sağlanmadığına, görüşmelerin kaç saat sürdüğüne ve tarafların ilk toplantıya katılıp katılmadığına göre değişir.
Kısa cevap: Genel kural olarak arabuluculuk ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak ödenir (6325 sayılı Kanun m. 7/2). Ancak dava şartı arabuluculukta taraflar anlaşamazsa iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; bu tutar da yargılama giderlerinden sayıldığı için nihai olarak davada haksız çıkan taraf üzerinde kalabilir.
Göktepe Hukuk Bürosu olarak bu rehberde, arabuluculuk ücretinin hukuki niteliğini, ödeme kurallarını, 2026 yılı tarifesindeki güncel rakamları ve uygulamada en çok hata yapılan noktaları ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.
Arabuluculuk Ücreti Nedir?
Arabuluculuk ücreti, uyuşmazlığın çözümü için görevlendirilen arabulucunun harcadığı emek ve mesainin karşılığı olarak ödenen bedeldir. Bu ücret, tarafların avukatlarına ödedikleri vekâlet ücretinden tamamen ayrıdır; iki kalem birbirine karıştırılmamalıdır.
Yasal dayanağı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) m. 7‘dir. Anılan maddeye göre arabulucu, yürüttüğü faaliyet karşılığında ücret ve masraf isteme hakkına sahiptir ve ihtiyari süreçlerde bunun için avans dahi talep edebilir.
Ücretin miktarı, her yıl Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanıp Resmî Gazete’de yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenir. Tarifede yazılı tutarların altında bir ücret kararlaştırılamaz; aksine yapılan sözleşmelerin ücrete ilişkin hükümleri geçersizdir.
Önemli bir ayrıntı: Arabuluculuk bürosuna başvuru sırasında taraflardan herhangi bir ücret alınmaz. Ayrıca 2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi m. 2/4 uyarınca arabulucu, dava şartı arabuluculuk sürecinde taraflardan masraf isteyemez.
Ücret ile Masraf Arasındaki Fark
| Kalem | Kapsamı | Kim Öder? |
|---|---|---|
| Arabuluculuk ücreti | Arabulucunun emek ve mesaisinin karşılığı | Kural olarak taraflar eşit (HUAK m. 7/2) |
| Arabuluculuk masrafı | Ulaşım, tebligat, konaklama gibi zorunlu giderler | İhtiyari süreçte taraflar; dava şartında arabulucu masraf isteyemez |
| Vekâlet ücreti | Tarafın kendi avukatına ödediği bedel | Her taraf kendi avukatına öder |
| Büro zaruri giderleri | Arabuluculuk bürosunun yaptığı zorunlu harcamalar | Anlaşma varsa taraflar; yoksa ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere Bakanlık bütçesi (HUAK m. 18/A-14) |
Arabuluculuk Ücreti Taraflarca Eşit Ödenir
Türk hukukundaki temel kural nettir. HUAK m. 7/2 uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça arabulucunun ücreti, faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenir ve ücret ile masraf taraflarca eşit olarak karşılanır. Aynı ilke, 2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi m. 3/1’de de tekrarlanmıştır.
Bu kuralın iki kritik unsuru vardır:
- “Aksi kararlaştırılmadıkça” ibaresi, hükmün emredici değil, tamamlayıcı nitelikte olduğunu gösterir. Yani taraflar, ücreti farklı bir oranda paylaşmayı veya tamamının tek bir tarafça ödenmesini serbestçe kararlaştırabilir.
- “Eşit olarak” ifadesi, taraf sayısına göre değil, taraf başına eşit paylaşımı ifade eder. Karşı tarafın ekonomik olarak güçlü olması, tek başına ödeme yükümlülüğü doğurmaz.
Uygulama notu: İşçilik alacaklarına ilişkin arabuluculuk görüşmelerinde, ücretin tamamının işveren tarafından üstlenilmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu, kanundan doğan bir zorunluluk değil, tarafların anlaşmasına dayanan bir tercihtir ve mutlaka son tutanağa açıkça yazdırılmalıdır.
İhtiyari Arabuluculukta Ücreti Kim Öder?
İhtiyari (isteğe bağlı) arabuluculukta taraflar, kanun zorunlu kılmadığı hâlde kendi iradeleriyle arabulucuya başvurur. Burada sözleşme serbestisi geniştir:
- Ücret sözleşmesi yapılabilir. Taraflar arabulucu ile geçerli bir ücret sözleşmesi yaparsa, öncelikle bu sözleşme uygulanır. Tarife, ancak geçerli bir sözleşme yoksa veya ücret konusunda ihtilaf çıkarsa devreye girer.
- Avans istenebilir. Arabulucu, süreç başlamadan önce teklifte bulunan taraftan ücret ve masraf talep edebilir. Bu tutar, süreç sonunda arabuluculuk ücretinden mahsup edilir.
- Süreç başlamazsa avans iade edilmez. Alınan ücret, arabuluculuk süreci hiç başlamasa dahi iade edilmez; masraftan kullanılmayan kısım ise süreç sonunda geri verilir.
Dava Açılırsa İhtiyari Arabuluculuk Ücreti Ne Olur?
Burada uygulamada sıkça gözden kaçan bir nokta vardır. Kanun zorunlu tutmadığı hâlde arabulucuya başvuran taraf, bu tercihin mali sonucuna da katlanır. Nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin bir kararında, zorunlu olmadığı hâlde arabulucuya başvurulan bir dosyada Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin, başvuran taraftan yargılama gideri olarak tahsil edilerek Hazineye irat kaydedilmesi gerektiği; bu yönde hüküm kurulmamasının hatalı olduğu belirtilmiştir (emsal olarak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 28.02.2022 tarihli, 2022/501 E., 2022/1576 K. sayılı kararına atıf yapılmıştır).
Dava Şartı (Zorunlu) Arabuluculukta Ücreti Kim Öder?
Bugün Türk hukukunda işçi–işveren uyuşmazlıkları, ticari davalar, tüketici uyuşmazlıkları ile kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, taşınır–taşınmaz ortaklığının giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları bakımından arabulucuya başvurmuş olmak dava şartıdır. Bu süreçlerde ücret rejimi, HUAK m. 18/A’da özel olarak düzenlenmiştir.
1) Süreç Anlaşmayla Sonuçlanırsa (HUAK m. 18/A-12)
Taraflar anlaşırsa arabuluculuk ücreti, Tarifenin İkinci Kısmına (nispi/yüzdesel tarife) göre hesaplanır ve aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz.
2026 Tarifesi bu asgari sınırı ayrıca rakamsallaştırmıştır:
- Anlaşma sağlanması hâlinde, anlaşma bedeline bakılmaksızın ücret 9.000,00 TL‘den az olamaz (Tarife m. 7/7).
- Ticari uyuşmazlıklar ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda anlaşma hâlinde bu alt sınır 13.000,00 TL‘dir (Tarife m. 7/6).
- Seri uyuşmazlıklarda anlaşma hâlinde her bir uyuşmazlık için ticari dosyalarda 7.500,00 TL, diğer dosyalarda 6.000,00 TL istenebilir. Taraflardan birinin aynı olduğu ve bir ay içinde başvurulan en az on uyuşmazlık seri uyuşmazlık sayılır (Tarife m. 7/4).
2) Süreç Anlaşmama ile Sonuçlanırsa (HUAK m. 18/A-13)
Bu, uygulamadaki en sık senaryodur ve en çok yanlış bilinen kuraldır:
- Taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda anlaşılamaması hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Yani taraflar cebinden bir şey çıkarmaz.
- Görüşmeler iki saati aşar ve yine anlaşma sağlanamazsa, iki saati aşan kısma ilişkin ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde ve yine Birinci Kısma göre karşılanır.
- Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.
Kritik ayrım: Anlaşma sağlanamazsa, uyuşmazlığın konusu para olsa bile nispi (yüzdesel) tarife uygulanmaz; ücret saatlik Birinci Kısım tarifesine göre belirlenir (2026 Tarifesi m. 7/3). Yüksek meblağlı bir dosyada anlaşma olmamasına rağmen yüzdesel ücret talep edilmesi hukuka aykırıdır.
Özet Tablo: Duruma Göre Arabuluculuk Ücretini Kim Öder?
| Durum | Uygulanacak Tarife | Ücreti Kim Öder? | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İhtiyari arabuluculuk | Sözleşme yoksa Tarife | Aksi kararlaştırılmadıkça taraflar eşit | HUAK m. 7/2 |
| Dava şartı – anlaşma var | İkinci Kısım (nispi) | Aksi kararlaştırılmadıkça taraflar eşit; 2 saatlik ücretten az olamaz | HUAK m. 18/A-12 |
| Dava şartı – anlaşma yok, görüşme 2 saatten az | Birinci Kısım (saatlik) | 2 saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden | HUAK m. 18/A-13 |
| Dava şartı – anlaşma yok, görüşme 2 saatten fazla | Birinci Kısım (saatlik) | İlk 2 saat Bakanlık; aşan kısım taraflarca eşit | HUAK m. 18/A-13 |
| Taraflara ulaşılamaması / katılım olmaması | Birinci Kısım (saatlik) | Adalet Bakanlığı bütçesinden | HUAK m. 18/A-13 |
| Dava açılması hâli | — | Ücret yargılama gideri olarak haksız çıkan tarafa yüklenir | HMK m. 323, 326 |
| Sehven/mükerrer kayıt veya elverişsizlik | — | Arabulucuya ücret ödenmez | 2026 Tarifesi m. 5/2 |
İlk Toplantıya Katılmayan Taraf Ücretin Tamamından Sorumlu Olur mu?
Bu konu, son yıllarda önemli bir değişim geçirmiştir ve internetteki pek çok içerik hâlâ yürürlükten kalkmış hükmü aktarmaktadır.
Eski düzenleme: HUAK m. 18/A-11 uyarınca, geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmezdi.
Anayasa Mahkemesi’nin iptali: Anayasa Mahkemesi, 14.03.2024 tarihli ve E. 2023/160, K. 2024/77 sayılı kararıyla (RG: 18.04.2024, S. 32521) bu düzenlemeyi iptal etmiştir. Yüksek Mahkeme, davada haklı çıkan bir tarafın yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasının ve vekâlet ücretinden yoksun bırakılmasının, mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkı üzerinde orantısız bir sınırlama oluşturduğu gerekçesine dayanmıştır.
Yürürlükteki düzenleme: İptal hükmü yürürlüğe girmeden önce, 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7531 sayılı Kanun (kamuoyunda “9. Yargı Paketi”) ile fıkra yeniden yazılmıştır. Buna göre ilk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf:
- Davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile, karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur,
- Ayrıca bu taraf lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.
Aynı yöndeki değişiklik, iş uyuşmazlıkları bakımından 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/12‘de de yapılmıştır.
Her iki taraf da katılmazsa: Bu hâlde açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
Göktepe Hukuk Bürosu olarak vurgulamak isteriz ki, ilk toplantıya katılmamak davayı otomatik olarak kaybettirmez; ancak yargılama gideri ve vekâlet ücreti bakımından ciddi bir aleyhe sonuç doğurur. Katılamayacağınız durumlarda geçerli mazeretinizi belgeleyerek arabulucuya bildirmeniz büyük önem taşır.
Ödenen Arabuluculuk Ücreti Dava Sonunda Kimden Alınır?
Arabuluculuk aşamasında ödenen ücret, “batmış bir masraf” değildir. HUAK m. 18/A-13’ün açık ifadesiyle bu ücret yargılama giderlerindendir. Dolayısıyla:
- HMK m. 326/1 uyarınca, kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
- Dava kısmen kabul, kısmen reddedilirse giderler haklılık oranına göre paylaştırılır.
Yargıtay uygulaması da bu yöndedir:
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2021/12883 E., 2022/344 K.: Zorunlu arabuluculuk gideri yargılama giderlerindendir ve dava sonucunda haksız çıkan tarafa yüklenmelidir. Davalı kurum harçtan muaf olsa dahi, arabuluculuk giderinin Hazine üzerinde bırakılması yerine ilgili kurumdan tahsiline karar verilmesi gerekir.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 08.06.2021 tarihli 2021/5588 E., 2021/9999 K.: Zorunlu arabuluculuk masrafları yargılama giderlerinden olup, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi hâlinde arabuluculuk giderlerinin tarafların haklılık oranlarına göre paylaştırılması gerekir.
Bu içtihatların pratik anlamı şudur: İlk derece mahkemesinin, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücreti hakkında hüküm fıkrasında ayrıca karar vermesi gerekir. Bu hususun atlanması, istinaf ve temyiz aşamasında bozma sebebi oluşturabilmektedir.
2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi
2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi, 26.12.2025 tarihli ve 33119 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanmış olup 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Tarifenin uygulanmasında son tutanağın düzenlendiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır (Tarife m. 10).
Birinci Kısım – Saatlik Ücretler (Anlaşamama ve Konusu Para Olmayan Uyuşmazlıklar)
Aşağıdaki tutarlar, iki taraflı uyuşmazlıklarda taraf başına, saat üzerinden uygulanan asgari tutarlardır:
| Uyuşmazlık Türü | 2 Taraflı Dosyada Saatlik Ücret |
|---|---|
| İşçi – işveren uyuşmazlıkları | 1.130,00 TL |
| Ticari uyuşmazlıklar | 1.500,00 TL |
| Kira, komşu hakkı, kat mülkiyeti ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıkları | 1.170,00 TL |
Taraf sayısı arttıkça maktu saatlik ücret kademeli olarak yükselir. Örneğin işçi–işveren uyuşmazlıklarında taraf sayısı 3–5 ise 2.460,00 TL, 6–10 ise 2.560,00 TL, 11 ve üzeri ise 2.660,00 TL uygulanır. Ticari uyuşmazlıklarda 3–5 taraflı dosyalarda bu tutar 3.200,00 TL‘dir.
İkinci Kısım – Nispi Ücret (Anlaşma Hâlinde)
Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen uyuşmazlıklarda anlaşma sağlanırsa, ücret anlaşılan bedel üzerinden kademeli yüzdelerle (ilk dilimde %6’dan başlayarak) hesaplanır. Hesaplanan tutar, yukarıda belirtilen asgari sınırların (9.000 TL / 13.000 TL) altında kalırsa, asgari sınır uygulanır.
Örnek hesap: İşçilik alacaklarına ilişkin bir dosyada taraflar 140.000 TL ödenmesi konusunda anlaşmışsa, %6’lık dilimden hesaplanan ücret 8.400 TL olur. Ancak bu tutar 9.000 TL’lik asgari sınırın altında kaldığından, ödenecek ücret 9.000 TL olarak uygulanır. Aksi kararlaştırılmadıkça bu tutarın yarısını işçi, yarısını işveren öder.
Kira Uyuşmazlıklarında Özel Matrah
Kira uyuşmazlıklarında anlaşma sağlanması hâlinde ücret, standart yöntemle değil özel bir matrah üzerinden hesaplanır (Tarife m. 7/5):
- Tahliye talepli uyuşmazlıklarda: Bir yıllık kira bedeli tutarının yarısı üzerinden,
- Kira tespiti uyuşmazlıklarında: Tespit olunan kira bedeli farkının bir yıllık tutarı üzerinden İkinci Kısma göre belirlenir.
Uygulamadan Varsayımsal Örnekler
Teorik kuralların günlük hayatta nasıl karşılık bulduğunu görmek, konuyu çok daha anlaşılır kılar. Aşağıdaki senaryolar isimsiz ve varsayımsaldır; her somut olayın kendine özgü koşullara göre değerlendirilmesi gerekir.
Senaryo 1: Görüşmenin Kısa Sürmesi
Bir işçi, kıdem ve ihbar tazminatı talebiyle arabuluculuk bürosuna başvurur. Görevlendirilen arabulucunun yönettiği ilk toplantı 1 saat 20 dakika sürer ve taraflar anlaşamaz.
Sonuç: Görüşme iki saatin altında kaldığı için ücretin tamamı Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; taraflar bu aşamada hiçbir ödeme yapmaz. İşçi daha sonra dava açar ve davayı büyük ölçüde kazanırsa, kamudan karşılanan bu tutarın haklılık oranına göre işverenden tahsiline karar verilmesi beklenir.
Senaryo 2: Uzun Süren ve Sonuçsuz Kalan Görüşme
Ticari nitelikteki bir alacak uyuşmazlığında iki taraf, üç oturumda toplam 5 saat görüşür ancak anlaşma sağlanamaz.
Sonuç: İlk iki saatlik ücret Bakanlık bütçesinden ödenir. Kalan 3 saatlik kısım ise, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak ve saatlik Birinci Kısım tarifesi üzerinden karşılanır. Uyuşmazlığın konusu para olsa dahi, anlaşma bulunmadığı için nispi tarife uygulanmaz.
Senaryo 3: İşverenin Toplantıya Katılmaması
İşçinin başvurusu üzerine arabulucu, işvereni usulüne uygun şekilde davet eder. İşveren, geçerli bir mazeret bildirmeksizin ilk toplantıya katılmaz ve süreç sona erer. İşçi dava açar; dava kısmen kabul edilir.
Sonuç: Yürürlükteki düzenleme uyarınca işveren, davada kısmen haklı çıksa dahi karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulabilir ve lehine hükmedilecek vekâlet ücreti yarı oranında belirlenebilir. Nihai değerlendirme, dosyanın kapsamına göre hâkimin takdir yetkisi dâhilindedir.
Senaryo 4: Ücretin Tamamının Karşı Tarafça Üstlenilmesi
Kira ilişkisinden kaynaklanan bir uyuşmazlıkta taraflar anlaşır ve kiraya veren, arabuluculuk ücretinin tamamını ödemeyi kabul eder.
Sonuç: HUAK m. 7/2’deki eşit paylaşım kuralı tamamlayıcı nitelikte olduğundan bu anlaşma geçerlidir. Ancak bu iradenin son tutanakta açıkça yer alması şarttır; aksi hâlde sonradan ispat güçlüğü doğabilir.
Arabuluculuk Ücretini Ödeyecek Durumda Değilseniz: Adli Yardım
Ekonomik güçlük, hak arama yolunu kapatmaz. HUAK m. 13/3 uyarınca, arabuluculuk ücretini karşılamak için adli yardıma ihtiyaç duyan taraf, arabuluculuk bürosunun bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinin kararıyla adli yardımdan yararlanabilir. Bu konuda 6100 sayılı HMK’nın 334 ilâ 340. maddeleri kıyasen uygulanır.
Adli yardım talebinde bulunabilmek için:
- Kişinin kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gerekli giderleri ödeme gücünden yoksun olması,
- Talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması gerekir (HMK m. 334/1).
Talep eden kişi, mali durumunu gösteren belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır (HMK m. 336/2). Ayrıca arabuluculuk sürecinde avukatlık hizmeti bakımından adli yardımdan yararlanma konusunda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun ilgili hükümleri devreye girer; bunun için baronun adli yardım bürosuna başvurulabilir.
Arabuluculuk Ücretiyle İlgili En Sık Yapılan 5 Hata
- Ücretin tamamının karşı tarafça ödendiğini tutanağa yazdırmamak. Sözlü mutabakat, ihtilaf hâlinde ispat edilemez. Ödeme paylaşımına ilişkin irade mutlaka son tutanakta yer almalıdır.
- Anlaşamama hâlinde nispi ücret ödemeyi kabul etmek. Anlaşma yoksa saatlik Birinci Kısım tarifesi uygulanır; yüzdesel ücret talebi hukuka aykırıdır.
- İlk toplantıya mazeretsiz katılmamak. Bu tercih, davada haklı çıkılsa dahi yargılama gideri ve vekâlet ücreti bakımından yarı oranında aleyhe sonuç doğurabilir.
- Ödeme belgelerini saklamamak. Arabuluculuk ücreti yargılama gideri olarak talep edilebildiğinden, makbuz ve dekontların dava dosyasına sunulması gerekir.
- “Tüm alacaklarımı aldım” ibareli tutanağı okumadan imzalamak. Bu tür bir ifade, sonradan açılacak davaların önünü kapatabilir ve ücret paylaşımından çok daha büyük bir hak kaybına yol açabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Arabuluculuk ücretini kim öder?
Genel kural olarak arabuluculuk ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak ödenir (HUAK m. 7/2). Dava şartı arabuluculukta taraflar anlaşırsa ücret yine eşit paylaşılır; anlaşamazlarsa iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır ve iki saati aşan kısım taraflarca eşit ödenir.
Arabuluculukta anlaşamazsak ücret ödemek zorunda mıyız?
Görüşmeler iki saatten az sürdüyse hayır; bu ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Görüşmeler iki saati aşmışsa, yalnızca aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır.
2026 yılında arabuluculuk ücreti ne kadar?
2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’ne göre, anlaşma sağlanması hâlinde anlaşma bedeline bakılmaksızın ücret 9.000 TL’den az olamaz; ticari uyuşmazlıklar ile ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında bu alt sınır 13.000 TL‘dir. Saatlik tarifede ise iki taraflı dosyalarda işçi–işveren uyuşmazlıkları için 1.130 TL, ticari uyuşmazlıklar için 1.500 TL, kira ve kat mülkiyeti uyuşmazlıkları için 1.170 TL uygulanır.
Ödediğim arabuluculuk ücretini dava sonunda geri alabilir miyim?
Arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır (HUAK m. 18/A-13). Bu nedenle HMK m. 326 uyarınca, kural olarak aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Dava kısmen kabul edilirse giderler haklılık oranına göre paylaştırılır.
Arabuluculuk toplantısına katılmazsam ne olur?
Geçerli mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir. Bu taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine, tarifeye göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir (HUAK m. 18/A-11, 7531 sayılı Kanun ile değişik).
Arabuluculuk ücretini ödeyemiyorum, ne yapabilirim?
Arabuluculuk bürosunun bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesine adli yardım talebiyle başvurabilirsiniz. HUAK m. 13/3 uyarınca bu konuda HMK m. 334–340 hükümleri kıyasen uygulanır; mali durumunuzu gösteren belgeleri sunmanız gerekir.
Göktepe Hukuk Bürosu ile Güvenli Temsil
Arabuluculuk, hızlı ve düşük maliyetli bir çözüm yolu olmakla birlikte, hukuki sonuçları mahkeme kararı kadar bağlayıcı olabilen bir süreçtir. İmzalanan anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi ile birlikte ilam niteliği taşır. Bu nedenle masaya hazırlıksız oturmak, ücret paylaşımından çok daha büyük hak kayıplarına yol açabilir.
Göktepe Hukuk Bürosu olarak; arabuluculuk başvurusunun hazırlanmasından müzakere stratejisinin belirlenmesine, tutanak metinlerinin denetlenmesinden anlaşmama hâlinde dava sürecinin yürütülmesine kadar her aşamada müvekkillerimizin yanında yer alıyoruz. Süreçle ilgili sorularınız için Avukat Selin Göktepe ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her hukuki durum kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut durumunuz için bir avukattan danışmanlık almanız önerilir.