Ayıplı çıkan bir beyaz eşya, iade edilmeyen bir kapora, haksız kesilen bir dosya masrafı ya da sözleşmeye aykırı sunulan bir hizmet… Tüketici uyuşmazlıklarında ilk ve en kritik soru, çoğu zaman işin esasına ilişkin değildir: “Ben bu talebimi nereye götüreceğim?”
Bu soru basit görünse de yanlış cevap, aylarca sürecek bir emeğin usulden reddiyle sonuçlanabilir. Çünkü Türk hukukunda tüketici uyuşmazlıklarında görevli merci, tarafların tercihine bırakılmamıştır; kanun koyucu, belirli bir parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetine başvurmayı emredici biçimde zorunlu tutmuştur.
Göktepe Hukuk Bürosu olarak bu rehberde; 2026 yılı için geçerli parasal sınırları, hakem heyeti ile tüketici mahkemesi arasındaki görev dağılımını, itiraz usulünü ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarını uygulamaya dönük biçimde ele alıyoruz.
2026 Yılı Tüketici Hakem Heyeti Parasal Sınırı: 186.000 TL
2026 yılı için tüketici hakem heyetlerine başvuru sınırı 186.000 TL olarak belirlenmiştir.
Bu tutarın hukuki dayanağı şudur: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 68. maddesinin birinci fıkrası ile Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin 6. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan parasal sınırlar, her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılmaktadır.
- Yeniden değerleme oranı (2025 yılı için): %25,49 — 585 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (RG: 27.11.2025, S. 33090)
- Uygulama tebliği: 23.12.2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticaret Bakanlığı tebliği
- Yürürlük: 1 Ocak 2026
Yıllara Göre Parasal Sınırın Seyri
| Yıl | Tüketici Hakem Heyeti Başvuru Sınırı | Bu Tutarın Üzeri |
|---|---|---|
| 2024 | 104.000 TL’nin altı | Tüketici Mahkemesi |
| 2025 | 149.000 TL’nin altı | Tüketici Mahkemesi |
| 2026 | 186.000 TL’nin altı | Tüketici Mahkemesi |
“Altında” Kelimesi Neden Kritik?
Tebliğ metni “186.000 TL’nin altında bulunan uyuşmazlıklar” ifadesini kullanmaktadır. Bu, matematiksel olarak keskin bir ayrım yaratır:
- 185.999,00 TL değerindeki bir uyuşmazlık → Tüketici Hakem Heyeti (başvuru zorunlu)
- 186.000,00 TL değerindeki bir uyuşmazlık → Tüketici Mahkemesi (hakem heyetine gidilemez)
Sınır tutarının tam kendisi, hakem heyetinin görev alanının dışındadır. Bu ayrıntının gözden kaçırılması, uygulamada sıkça usulden ret kararlarına yol açmaktadır.
Hangi Tarihteki Sınır Esas Alınır?
Genel kural olarak, uyuşmazlığın doğduğu tarih değil, merciye başvurunun yapıldığı tarihteki parasal sınır uygulanır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da parasal değerin belirlenmesinde başvuru tarihindeki değerin esas alınacağını açıkça vurgulamıştır.
Pratik sonuç: 2025 yılında ortaya çıkan bir uyuşmazlık için 2026 yılında başvuru yapılıyorsa, kural olarak 186.000 TL’lik yeni sınır dikkate alınır. Ancak ayıp ihbarı ve zamanaşımı süreleri bundan bağımsız olarak ayrıca değerlendirilmelidir.
186.000 TL’nin Altı: Tüketici Hakem Heyeti Yolu
Başvuru Bir Tercih Değil, Zorunluluktur
6502 sayılı Kanun’un 68/1. maddesi, sınırın altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvurmayı zorunlu kılar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu hükmün niteliğini şu şekilde ortaya koymuştur:
Emsal Karar – Yargıtay HGK, 24.01.2018, E. 2017/13-609, K. 2018/89 Söz konusu kanun hükmü emredici nitelikte olup tüketiciye bir tercih hakkı tanımamaktadır. Yani “ben doğrudan mahkemeye gitmeyi tercih ediyorum” demek hukuken mümkün değildir.
Bu yaklaşım, HGK’nın 04.03.2020 tarihli ve E. 2017/13-551, K. 2020/239 sayılı kararında da tekrarlanmıştır. Kurul, hakem heyetlerinin atıl kalmaması ve mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi amacının, zorunluluğun gerekçesini oluşturduğunu belirtmiştir.
Nereye Başvurulur? (Yetki)
Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. İl ve ilçe hakem heyetleri arasında 2026 yılı itibarıyla parasal sınır farkı bulunmamaktadır; her ikisi için de aynı 186.000 TL sınırı geçerlidir.
Hakem heyeti kurulmamış ilçelerde başvurular kaymakamlığa yapılabilir; kaymakamlıklar başvuruyu Tüketici Bilgi Sistemi’ne kaydederek yetkili heyete iletir.
Kararın Bağlayıcılığı ve İcrası
Tüketici hakem heyetinin verdiği karar tarafları bağlar. Kararlar, İcra ve İflâs Kanunu’nun ilamların yerine getirilmesine ilişkin hükümleri çerçevesinde icra edilebilir. Yani lehinize çıkan bir hakem heyeti kararı, ayrıca dava açmanıza gerek kalmadan icra takibine konu edilebilir.
İtiraz Süresi: 15 Gün mü, İki Hafta mı?
İnternette dolaşan pek çok kaynak hâlâ “15 gün” demektedir. Ancak 6502 sayılı Kanun’un 70/3. maddesinin yürürlükteki metni, itiraz süresini iki hafta olarak düzenlemektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026 tarihli kararında da maddeyi bu şekilde uygulamıştır:
- Süre: Kararın tebliğinden itibaren iki hafta
- Merci: Tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki Tüketici Mahkemesi
- İtirazın etkisi: İtiraz, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. Ancak talep hâlinde hâkim, takdir yetkisi dâhilinde tedbir yoluyla icrayı durdurabilir.
- Sonuç: İtiraz üzerine tüketici mahkemesinin verdiği karar kesindir (istinaf ve temyiz yolu kapalıdır).
Bu son nokta, uygulamadaki en kritik risktir: Hakem heyeti dosyalarında tek bir yargısal denetim şansınız vardır. Bu nedenle Göktepe Hukuk Bürosu olarak, itiraz dilekçesinin ilk seferde eksiksiz ve delilleriyle birlikte hazırlanmasının belirleyici olduğunu vurguluyoruz.
186.000 TL ve Üzeri: Tüketici Mahkemesi ve Dava Şartı Arabuluculuk
Uyuşmazlığın değeri 186.000 TL ve üzerindeyse görevli merci, 6502 sayılı Kanun’un 73/1. maddesi uyarınca Tüketici Mahkemesi‘dir. Ayrı bir tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri, tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
Ancak burada doğrudan dava açılamaz. Araya bir zorunlu aşama girer.
Dava Şartı Arabuluculuk (m. 73/A)
7251 sayılı Kanun’un 59. maddesiyle 6502 sayılı Kanun’a eklenen 73/A maddesi uyarınca, tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartıdır. Bu aşama atlanırsa dava, HMK m. 115/2 uyarınca usulden reddedilir.
Arabuluculuk şartının aranmadığı istisnalar (m. 73/A-1):
- (a) Tüketici hakem heyetinin görev alanı kapsamındaki uyuşmazlıklar
- (b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar
- (c) 6502 s. K. m. 73/6 kapsamındaki davalar (tüketici örgütleri, ilgili kamu kurumları ve Bakanlıkça açılan davalar)
- (ç) 6502 s. K. m. 74 kapsamındaki davalar (üretimin/satışın durdurulması, malın toplatılması)
- (d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar
Dikkat: (b) bendi son derece önemlidir. Hakem heyeti kararına itiraz ederken arabulucuya gitmenize gerek yoktur; hatta bu, süre kaybına ve iki haftalık itiraz süresinin kaçırılmasına yol açabilir.
Tüketici Mahkemesinin Sunduğu Avantajlar
- Harç muafiyeti: 6502 sayılı Kanun’un 73/2. maddesi uyarınca, tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlık tarafından açılan davalar, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nda düzenlenen harçlardan muaftır. (Bu muafiyet harçları kapsar; gider avansı, bilirkişi ve tebligat masrafları ayrıca karşılanır.)
- Basit yargılama usulü: Yargılama, yazılı usule göre daha hızlı işleyen basit yargılama usulüne tabidir.
- Yetki seçeneği: Tüketici, davasını kendi yerleşim yerindeki mahkemede de açabilir.
- Kanun yolu açıktır: Hakem heyeti itirazlarından farklı olarak, mahkemede görülen davalarda parasal sınırlar dâhilinde istinaf ve temyiz denetimi mümkündür.
Emsal Kararlar Işığında Üç Kritik Ayrıntı
1. Reddin Türü: “Görevsizlik” Değil, “Dava Şartı Yokluğu”
Bu, teknik gibi görünen ama sonuçları çok ağır olan bir ayrımdır.
Emsal Karar – Yargıtay HGK, 24.06.2021, E. 2017/(13)3-2234, K. 2021/830 Kurul, tüketici hakem heyetlerinin mahkeme niteliğinde olmadığını, bu nedenle hakem heyetleri ile tüketici mahkemeleri arasında teknik anlamda bir “görev ilişkisi”nden söz edilemeyeceğini belirlemiştir. Sınırın altındaki bir uyuşmazlıkta doğrudan dava açılırsa mahkeme, görevsizlik kararı değil, dava şartı yokluğundan usulden ret kararı vermelidir.
Bunun pratik anlamı nedir? Görevsizlik kararında dosya, iki hafta içinde talep üzerine görevli mahkemeye gönderilir ve dava açılma tarihi korunur. Dava şartı yokluğundan ret hâlinde ise böyle bir aktarım mekanizması işlemez; tüketicinin sıfırdan hakem heyetine başvurması gerekir. Zamanaşımı sınırına yaklaşmış bir alacakta bu fark, hakkın tamamen yitirilmesi anlamına gelebilir.
2. Belirsiz Alacak Davası, Parasal Sınırı Aşmanın Yolu Değildir
Uygulamada sıkça denenen bir strateji, alacak miktarı belirsizmiş gibi düşük bir “asgari değer” göstererek doğrudan mahkemeye gitmektir. Yargıtay bu yola kapıyı kapatmıştır.
Emsal Karar – Yargıtay HGK, 04.03.2020, E. 2017/13-551, K. 2020/239 Olay: Tüketici, bankadan kullandığı konut kredisinde dosya masrafı, ekspertiz ücreti gibi adlar altında yapılan kesintilerin iadesi için, HMK m. 107 kapsamında belirsiz alacak davası açmış ve dilekçesinde asgari bir tutar göstermiştir. Bu tutar, o tarihteki hakem heyeti sınırının altındadır. Gerekçe: Kurul, dilekçede gösterilen asgari miktarın parasal sınır dâhilinde kalması hâlinde, önce hakem heyetine başvurulması gerektiğine hükmetmiştir. Aksi bir kabul, kanun koyucunun zorunlu çözüm yeri olarak öngördüğü hakem heyetlerini işlevsiz hâle getirirdi. Sonuç: Mahkemenin dava şartı yokluğundan verdiği ret kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Kararın oy çokluğuyla alındığını ve güçlü bir karşı oy içerdiğini de belirtmek gerekir: Azınlık görüşü, mahkemenin tahkikat sonucu belirleyeceği gerçek uyuşmazlık değerini esas alması gerektiğini savunmuştur. Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre farklı değerlendirmelerin gündeme gelebileceği akılda tutulmalıdır.
3. İcra Takibi Yolu Ayrıca Açıktır
6502 sayılı Kanun’un 68/1. maddesi, hakem heyetine başvuru zorunluluğunu düzenlerken “tarafların İcra ve İflâs Kanunu’ndaki hakları saklı olmak kaydıyla” ifadesini kullanır. Yargıtay bu saklı tutmayı fiilen işletmiştir.
Emsal Karar – Yargıtay 3. HD, 07.02.2022, E. 2021/8671, K. 2022/654 (RG: 22.03.2022, S. 31786) Olay: Alacaklı şirket, hakem heyeti sınırı içinde kalan bir alacak için doğrudan icra takibi başlatmış; takibe itiraz edilince açtığı itirazın iptali davası, “önce hakem heyetine gidilmedi” gerekçesiyle reddedilmiş, hakem heyeti ise konunun kendi görev alanında olmadığını belirterek talebi reddetmiştir. Tüketici, iki merci arasında sıkışıp kalmıştır. İlke: Hakem heyetine başvuru zorunluluğu bulunan miktarlardaki uyuşmazlıklarda dahi taraflar, isterlerse hakem heyetine gitmeksizin genel haciz yoluyla icra takibi başlatabilir. Takibe itiraz edilmesi hâlinde açılacak itirazın iptali davası, hakem heyetinin değil, tüketici mahkemesinin görev alanındadır.
Bonus: Mahkeme Dosyayı Hakem Heyetine Geri Gönderemez
Emsal Karar – Yargıtay 3. HD, 01.06.2026, E. 2026/3959, K. 2026/3358 (RG: 23.07.2026, S. 33318) Olay: Bir internet ilan sitesinden 199 TL’lik “ilan öne çıkarma” hizmeti satın alan tüketici, hizmetten yararlanamadığı gerekçesiyle hakem heyetine başvurmuş; heyet görevsizlik kararı vermiştir. Tüketici mahkemesi ise hakem heyetinin görevli olduğunu kabul etmiş, ancak yalnızca heyet kararını iptal ederek tüketicinin yeniden başvurabileceğine hükmetmiştir. İlke: Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz başvurusu üzerine Daire, hakem heyetinin görevli olduğu kabul ediliyorsa mahkemenin dosyayı geri gönderemeyeceğini, 6502 s. K. m. 70/4 uyarınca işin esasını inceleyerek karar vermesi gerektiğini belirlemiştir. Ayrıca, davası kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren tüketici lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Bu karar, tüketiciyi merciler arasında gidip gelme döngüsünden koruyan güncel ve önemli bir içtihattır.
Karşılaştırma Tablosu: Hakem Heyeti mi, Mahkeme mi?
| Kriter | Tüketici Hakem Heyeti | Tüketici Mahkemesi |
|---|---|---|
| Parasal sınır (2026) | 186.000 TL’nin altı | 186.000 TL ve üzeri |
| Hukuki niteliği | İdari nitelikte karar mercii | Özel görevli ilk derece mahkemesi |
| Başvuru zorunlu mu? | Evet (dava şartı) | Sınır üstünde evet |
| Ön aşama | Yok | Dava şartı arabuluculuk (m. 73/A) |
| Masraf | Başvuru ücretsiz | Tüketici için harç muafiyeti (m. 73/2) |
| Avukat zorunlu mu? | Hayır | Hayır (ancak tavsiye edilir) |
| Bilirkişi incelemesi | Sınırlı ölçüde | Kapsamlı, teknik inceleme mümkün |
| Tanık dinlenmesi | Hayır (dosya üzerinden) | Evet |
| Ortalama süre | Genellikle daha kısa | Delil durumuna göre değişir |
| Karara itiraz | Tüketici mahkemesine, iki hafta | Kanun yolu parasal sınırlara tabi |
| Denetim sayısı | Tek (mahkeme kararı kesin) | İstinaf/temyiz mümkün olabilir |
Uygulamadan Varsayımsal Senaryolar
Aşağıdaki örnekler, isimsiz ve tamamen varsayımsal olup konunun günlük hayattaki karşılığını göstermek amacıyla kurgulanmıştır.
Senaryo 1: Ayıplı Kombi (142.000 TL)
Bir tüketici, 142.000 TL bedelle satın aldığı kombinin ısıtma yapmaması nedeniyle bedel iadesi talep etmektedir. Değer 186.000 TL’nin altında kaldığından görevli merci hakem heyetidir. Tüketici doğrudan tüketici mahkemesinde dava açarsa, dava büyük olasılıkla dava şartı yokluğundan usulden reddedilecek, üstelik dosya kendiliğinden hakem heyetine aktarılmayacaktır. Doğru yol; fatura, servis raporları ve yazışmalarla birlikte hakem heyetine başvurmaktır.
Senaryo 2: Ayıplı Sıfır Araç (410.000 TL Değer Kaybı)
Sıfır araçta tekrarlayan motor arızası nedeniyle 410.000 TL’lik bedel iadesi/değer kaybı talep eden tüketici için hakem heyeti yolu kapalıdır; başvuru yapılsa dahi heyet parasal sınır nedeniyle inceleme yapamaz. İzlenmesi gereken yol: önce arabulucuya başvurmak, anlaşma sağlanamazsa son tutanakla birlikte tüketici mahkemesinde dava açmaktır. Ayıbın niteliğinin belirlenmesinde bilirkişi incelemesi belirleyici olacağından, hâkimin takdir yetkisi dâhilinde teknik rapor sonucu davanın seyrini doğrudan etkileyecektir.
Senaryo 3: Sınırda Kalan Talep (186.000 TL Tam)
Talebi tam olarak 186.000 TL olan bir tüketici, “altında” ifadesi nedeniyle hakem heyetine gidemez; dosya tüketici mahkemesinin görev alanındadır. Tersine, talebi 185.500 TL olan bir tüketicinin doğrudan dava açması usulden ret riski taşır. Bu sınırda kalan dosyalarda talebin nasıl kurgulandığı, sürecin tamamını belirler.
Senaryo 4: Yılbaşını Aşan Başvuru
31 Aralık 2025’te yapılmış bir başvuruda 149.000 TL’lik eski sınır; 2 Ocak 2026’da yapılmış bir başvuruda ise 186.000 TL’lik yeni sınır uygulanır. 160.000 TL’lik bir uyuşmazlık, birkaç günlük fark nedeniyle tamamen farklı bir mercie gidebilir. Göktepe Hukuk Bürosu olarak, yılbaşı geçişlerinde başvuru zamanlamasının stratejik biçimde planlanmasını önemsiyoruz.
Sürecin Kaybedilmesine Yol Açan 5 Yaygın Hata
- Merci seçiminde hata yapmak. Sınırın altındaki uyuşmazlıkta doğrudan dava açmak veya sınırın üstünde hakem heyetine başvurmak, esasa girilmeden usulden ret ile sonuçlanır.
- İki haftalık itiraz süresini kaçırmak. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; geçirilmesi hâlinde hakem heyeti kararı kesinleşir ve icraya konulabilir hâle gelir.
- Hakem heyeti itirazından önce arabulucuya gitmek. Gerekli olmadığı hâlde bu yola başvurmak, itiraz süresinin tükenmesine yol açabilir (m. 73/A-1-b).
- Belgesiz başvuru yapmak. Hakem heyetleri kural olarak dosya üzerinden inceleme yapar ve tanık dinlemez. Fatura, sözleşme, banka dekontu, servis formu, e-posta ve mesaj yazışmaları başvuruya eksiksiz eklenmelidir.
- İlk itiraz dilekçesini “sonra tamamlarım” mantığıyla hazırlamak. İtiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesin olduğundan, dosyanın tek denetim şansı bu aşamadadır.
Kanun Yolu Açısından 2026 Parasal Sınırları
Tüketici mahkemesinde görülen davalar bakımından, 2026 yılı için HMK kapsamındaki temel sınırlar da tabloya dâhil edilmelidir:
| Kanun Yolu | 2026 Sınırı | Dayanak |
|---|---|---|
| İstinaf (kesinlik sınırı) | 50.000 TL | HMK m. 341 |
| Temyiz (kesinlik sınırı) | 682.000 TL | HMK m. 362 |
| Senetle ispat sınırı | 41.000 TL | HMK m. 200 |
Önemli ayrım: Bu sınırlar, tüketici mahkemesinde dava olarak görülen dosyalar için geçerlidir. Hakem heyeti kararına yapılan itiraz üzerine verilen kararlar ise, tutarına bakılmaksızın kesindir; bu dosyalarda istinaf ve temyiz yolu kapalıdır.
Ayrıca 7550 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme uyarınca, kanun yollarına başvuruda parasal sınır bakımından davanın açıldığı tarihteki sınır esas alınmaktadır. Bu husus, uzun süren dosyalarda ayrıca değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
2026 tüketici hakem heyeti parasal sınırı ne kadar?
2026 yılı için tüketici hakem heyetlerine başvuru sınırı 186.000 TL‘dir. Bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvuru zorunludur; 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemesi görevlidir. Sınır, 23.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğle belirlenmiş olup 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerlidir.
Tüketici hakem heyeti kararına itiraz süresi kaç gündür?
6502 sayılı Kanun’un 70/3. maddesi uyarınca itiraz süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. İtiraz, tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine yapılır. Süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması hâlinde karar kesinleşir.
Hakem heyetine gitmeden doğrudan tüketici mahkemesinde dava açabilir miyim?
Hayır. Uyuşmazlık 186.000 TL’nin altındaysa hakem heyetine başvuru dava şartıdır ve doğrudan açılan dava usulden reddedilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu hükmün emredici olduğunu ve tüketiciye tercih hakkı tanımadığını belirtmiştir. Ancak İcra ve İflâs Kanunu’ndan doğan haklar saklıdır.
Tüketici mahkemesinde dava açmak için arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Evet. 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi uyarınca tüketici mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Ancak hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar, hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar bu zorunluluğun dışındadır.
Tüketici davası açmak masraflı mı?
6502 sayılı Kanun’un 73/2. maddesi uyarınca tüketiciler tarafından açılan davalar, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nda düzenlenen harçlardan muaftır. Hakem heyetine başvuru da ücretsizdir. Ancak mahkeme sürecinde gider avansı, bilirkişi ve tebligat masrafları karşılanmak zorundadır.
Göktepe Hukuk Bürosu ile Doğru Mercie, Doğru Zamanda
Tüketici uyuşmazlıklarında kaybedilen dosyaların önemli bir kısmı, esasa ilişkin haksızlıktan değil; yanlış mercie, yanlış zamanda ve eksik belgeyle yapılan başvurulardan kaynaklanmaktadır. 186.000 TL’lik eşik, iki haftalık hak düşürücü itiraz süresi ve arabuluculuk istisnaları, tek başına yönetilmesi kolay olmayan teknik başlıklardır.
Göktepe Hukuk Bürosu olarak, tüketici hukuku alanında; uyuşmazlık değerinin doğru belirlenmesi, görevli merciin tespiti, hakem heyeti başvurusunun ve itiraz dilekçesinin hazırlanması, arabuluculuk sürecinin yürütülmesi ile tüketici mahkemesinde dava takibi konularında müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sunuyoruz.
Elinizdeki belgelerle birlikte yapılacak bir ön değerlendirme, çoğu zaman sürecin tamamının seyrini değiştirir. Hak kaybına uğramamak için, uyuşmazlığın ortaya çıktığı ilk aşamada hukuki görüş almanızı öneririz.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her hukuki durum kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut durumunuz için bir avukattan danışmanlık almanız önerilir.