Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca miras sözleşmesinin şekline uygun olarak, yani resmi memur önünde ve iki tanık hazır bulunarak yapılır. Uygulamada bu işlem çoğunlukla tapu müdürlüğünde veya noterde düzenlenir. Devletçe tanınmış bir bakım kurumuyla yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinde ise yazılı şekil yeterlidir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir kişinin (bakım alacaklısı) malvarlığını veya belirli bir malını devretmesi karşılığında, diğer tarafın (bakım borçlusu) onu ömür boyu bakıp gözetmeyi üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme Türk Borçlar Kanunu’nda ayrı bir sözleşme türü olarak düzenlenmiştir.
Bu sözleşmede iki temel kavram öne çıkar:
- Bakım alacaklısı: Bakılacak, gözetilecek olan ve karşılığında mal devreden kişi.
- Bakım borçlusu: Bakım ve gözetim yükümlülüğünü üstlenen kişi; bir aile üyesi, yabancı bir kişi veya bakım kurumu olabilir.
Sözleşme, özellikle yaşlılık döneminde bakım güvencesi arayan kişilerin evini veya arsasını devretmesiyle sık karşılaşılan bir yoldur. Bu nedenle miras hukukuyla iç içe geçer ve ileride mirasçılarla uyuşmazlık konusu olabilir.
Bağışlamadan farkı: Bağışlamada mal karşılıksız devredilir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde ise devrin karşılığı, ömür boyu sürecek bakım ve gözetim borcudur. Bu karşılıklılık, sözleşmenin hem geçerliliği hem de ileride mirasçılar tarafından tartışılması bakımından belirleyici bir unsurdur.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Hangi Şekilde Yapılır?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, miras sözleşmesinin şekline uyulmadıkça geçerli olmaz; adi yazılı bir sözleşme ya da sözlü anlaşma bu şartı karşılamaz. Miras sözleşmesi de resmi vasiyetname şeklinde yapılır. Resmi vasiyetnamenin şekil kurallarını resmi vasiyetname ile sözlü vasiyet arasındaki farkları anlattığımız yazıda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.
| Durum | Gerekli şekil | İşlemi yapan merci |
|---|---|---|
| Kişiler arasında yapılan sözleşme | Miras sözleşmesi şekli (resmi düzenleme, iki tanık) | Tapu müdürlüğü, noter veya sulh hukuk hâkimi |
| Devletçe tanınmış bakım kurumuyla yapılan sözleşme | Yazılı şekil | Kurumun kendisi (kurum kurallarına göre) |
Şekle uyulmamasının sonucu ağırdır: Şekil şartına uyulmadan yapılan sözleşme geçersizdir ve devredilen mal, geçersiz sözleşmeye dayanılarak korunamaz. Bu nedenle tarafların işlemi baştan resmi şekilde yapması önemlidir.
Tapuda Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi İçin Hangi Adımlar İzlenir?
Taşınmaz devri içeren ölünceye kadar bakma sözleşmesi tapu müdürlüğünde resmi senetle düzenlenebilir ve devir tapu siciline tescil edilir. Süreç genel olarak şu adımlardan oluşur:
- Başvuru ve randevu: Taşınmazın bulunduğu yerdeki tapu müdürlüğüne başvurulur; İstanbul’da birçok ilçe tapu müdürlüğü randevu sistemiyle çalışır.
- Belgelerin hazırlanması: Tarafların kimlik belgeleri, taşınmaz bilgileri, güncel fotoğraflar ve gerekirse belediyeden alınan değer belgesi hazırlanır.
- Sağlık durumunun belgelenmesi: Bakım alacaklısının ayırt etme gücüne sahip olduğunu gösteren sağlık raporu uygulamada sıklıkla istenir. Bu rapor, ileride açılabilecek iptal davalarında da önemli bir delil olur.
- Tanıkların hazır bulunması: İşlem sırasında, taraflarla yakınlık ilişkisi bulunmayan ve kanuni şartları taşıyan iki tanık hazır olmalıdır.
- İmza ve tescil: Resmi senet okunur, taraflar ve tanıklar imzalar, harç ve masraflar ödendikten sonra mülkiyet bakım borçlusu adına tescil edilir.
Masrafı etkileyen faktörler: Tapu harcı ve döner sermaye bedeli taşınmazın beyan edilen değerine ve işlem yılına göre değişir. Güncel tutarlar tapu müdürlüğünden öğrenilmelidir.
Sık yapılan hatalar:
- Sözleşmeyi adi yazılı belgeyle veya yalnızca imza onayıyla yapmak
- Bakım koşullarını hiç yazmadan yalnızca mal devrini düzenlemek
- Bakım alacaklısının sağlık durumunu işlem tarihinde belgelememek
- Bakımın fiilen verildiğini gösteren kayıtları (fatura, hastane refakati, yazışmalar) saklamamak
Bakım Borçlusunun Yükümlülükleri Nelerdir?
Bakım borçlusu, bakım alacaklısının yaşamı boyunca beslenme, barınma, sağlık ve kişisel ihtiyaçlarını onun durumuna uygun biçimde karşılamakla yükümlüdür. Kural olarak bakım alacaklısı, bakım borçlusunun aile topluluğu içine alınır.
Sözleşmede şu konuların açıkça yazılması, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkları azaltır:
- Bakımın nerede verileceği (bakım borçlusunun evi, alacaklının kendi evi)
- Sağlık giderlerinin ve bakıcı masraflarının kim tarafından karşılanacağı
- Devredilen malın tam tanımı ve devir zamanı
- Bakım alacaklısının yaşam standardına ilişkin beklentiler
Bakım borçlusu, bakım yükümlülüğünü kural olarak bizzat yerine getirir. Bakımın üçüncü kişilere bırakılıp bırakılamayacağı, bakım kurumuna yerleştirme gibi ihtimallerin de sözleşmede önceden kararlaştırılması, tarafların beklentilerini netleştirir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nasıl Sona Erer veya İptal Edilir?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kural olarak bakım alacaklısının ölümüyle sona erer; ancak kanunda öngörülen hâllerde taraflardan biri sözleşmeyi daha önce sona erdirebilir. Başlıca durumlar şunlardır:
- Bildirimle sona erdirme: Taraflar arasındaki edimler açıkça oransızsa ve bağışlama amacı yoksa, kanundaki bildirim süresine uyularak sözleşme sona erdirilebilir.
- Çekilmez hâle gelme: Sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması nedeniyle ilişkinin sürdürülmesi çekilmez hâle gelirse, taraflar sözleşmeyi önel vermeden feshedebilir.
- Mirasçıların açtığı davalar: Sözleşme gerçekte mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılmışsa, mirasçılar muvazaa iddiasıyla tapu iptali isteyebilir. Bu konuyu muris muvazaası davası rehberimizde ele aldık.
Yerleşik Yargıtay uygulamasında, bakım alacaklısının gerçekten bakıma muhtaç olup olmadığı, edimler arasındaki denge ve tarafların gerçek iradesi birlikte değerlendirilir. Bu nedenle sözleşmenin yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması, bakımın fiilen verilmesi önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi noterde yapılabilir mi?
Evet, sözleşme noterde resmi şekilde düzenlenebilir. Ancak taşınmazın mülkiyetinin bakım borçlusuna geçmesi için ayrıca tapu müdürlüğünde tescil işlemi gerekir.
Bakım borçlusu bir aile üyesi olabilir mi?
Evet, bakım borçlusu çocuk, torun veya başka bir akraba olabilir. Ancak aile içi sözleşmelerde diğer mirasçılar, sözleşmenin mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürebileceğinden bakımın fiilen verildiğinin belgelenmesi önem taşır.
Bakım borçlusu ölürse sözleşme ne olur?
Bakım borçlusunun ölümü, sözleşmeyi otomatik olarak sona erdirmeyebilir; durum sözleşme hükümlerine ve bakım borçlusunun mirasçılarının bakımı sürdürüp sürdüremeyeceğine göre değerlendirilir. Bu ihtimalin sözleşmede önceden düzenlenmesi yararlı olur.
Sözleşme yapıldıktan sonra bakım verilmezse ne yapılabilir?
Bakım alacaklısı, sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmenin feshini ve devredilen malın iadesini mahkemeden isteyebilir. Bakımın verilmediğini gösteren tanık, sağlık kaydı ve yazışmalar bu süreçte önemli delillerdir.
Avukat Selin Göktepe Anlatıyor
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi hem mülkiyet devrini hem de ileriki miras paylaşımını doğrudan etkileyen bir işlemdir. Sözleşmenin şekil şartlarına uygun kurulması, bakım koşullarının açık yazılması ve sağlık durumunun belgelenmesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçmeye yardımcı olur. İstanbul’da bu tür bir sözleşme hazırlamayı düşünüyorsanız veya mevcut bir sözleşmeyle ilgili sorunuz varsa, Avukat Selin Göktepe ile goktepehukuk.com üzerinden iletişime geçerek somut durumunuzu değerlendirebilirsiniz.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her hukuki durum kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut durumunuz için bir avukattan danışmanlık almanız önerilir.