Birikimlerinizi profesyonel bir yöneticiye emanet etmek, aslında bir güven ilişkisi kurmaktır. Portföy yönetim şirketleri, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) izniyle faaliyet gösteren, mesleki uzmanlık iddiasıyla yatırımcıdan yetki alan kuruluşlardır. Bu güvenin kötüye kullanıldığı, özen borcunun ihlal edildiği ya da yatırımcının risk profiline aykırı işlemler yapıldığı durumlarda, hukuk düzeni yatırımcıya tazminat talep etme imkânı tanır.
2026 yılı Eylül ayında yaşanan fon krizi, bu konunun ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. SPK’nın 17.09.2026 tarihli kararlarıyla yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu çok sayıda yatırım fonunun tasfiyesine karar verilmesi, yüz binlerce yatırımcıyı “Zararımı kimden, nasıl talep edebilirim?” sorusuyla baş başa bıraktı.
Bu rehberde; portföy yönetim şirketine karşı tazminat davasının hukuki dayanaklarını, dava öncesi zorunlu adımları, görevli mahkemeyi, zamanaşımı sürelerini ve dikkat edilmesi gereken kritik noktaları adım adım ele alıyoruz.
Önemli Not: Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, hak kaybı yaşamamak için dosyanızın bir avukat tarafından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Portföy Yönetim Şirketi Nedir ve Yatırımcıyla İlişkisi Nasıl Kurulur?
Portföy yönetim şirketi (PYŞ), yatırımcıların veya yatırım fonlarının varlıklarını, belirlenen yatırım stratejisi çerçevesinde profesyonel olarak yöneten anonim şirkettir. Bu şirketlerin kuruluşu ve faaliyetleri 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPKn) 55. maddesi ve SPK’nın III-55.1 sayılı Portföy Yönetim Şirketleri ve Bu Şirketlerin Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Tebliği ile düzenlenmiştir.
Yatırımcı ile PYŞ arasındaki hukuki bağ, uygulamada iki farklı şekilde kurulur. Hangi ilişkinin söz konusu olduğu, davanın kurgusunu doğrudan belirler:
| İlişki Türü | Nasıl Kurulur? | Temel Hukuki Dayanak |
|---|---|---|
| Bireysel Portföy Yönetimi | Yatırımcı ile PYŞ arasında yazılı portföy yönetim sözleşmesi imzalanır; PYŞ, yatırımcı adına doğrudan alım-satım kararı verir. | SPKn m. 37, m. 55; TBK m. 502 vd. (vekâlet sözleşmesi) |
| Yatırım Fonu (Katılma Payı) | Yatırımcı, PYŞ’nin kurduğu ve yönettiği fonun katılma payını satın alır; ilişki fon içtüzüğü ve izahname ile şekillenir. | SPKn m. 52 vd., m. 55, m. 56; fon içtüzüğü |
Bireysel Portföy Yönetim Sözleşmesinin Hukuki Niteliği
Bireysel portföy yönetim sözleşmesi, öğretide ve uygulamada genellikle vekâlet sözleşmesi niteliğinde kabul edilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 506. maddesi uyarınca vekil, üstlendiği işi sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.
Üstelik PYŞ’ler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 18/2. maddesi gereği ticari faaliyetlerinde “basiretli bir tacir gibi” (yani sıradan bir kişiden çok daha dikkatli ve öngörülü) davranmak zorundadır. Bu nedenle beklenen özen standardı, sıradan bir vekilden çok daha yüksektir.
Yatırım Fonlarında Durum
Yatırım fonlarında yatırımcı, PYŞ ile doğrudan bir yönetim sözleşmesi imzalamaz; ancak fon içtüzüğü ve izahname, PYŞ’nin hangi sınırlar içinde hareket edeceğini bağlayıcı biçimde belirler. Fon malvarlığı, kurucunun (PYŞ’nin) malvarlığından ayrıdır ve bir portföy saklama kuruluşu (genellikle bir banka) nezdinde tutulur. Bu yapı, sorumluluk zincirine saklayıcı kuruluşu da dâhil eder.
Portföy Yönetim Şirketinin Sorumluluğunu Doğuran Başlıca Durumlar
Her zarar, otomatik olarak tazminat hakkı doğurmaz. Sermaye piyasalarında piyasa riskinden kaynaklanan olağan kayıplar yatırımcının üzerinde kalır. Tazminat sorumluluğu için kural olarak PYŞ’nin hukuka aykırı bir davranışı ve kusuru bulunmalıdır.
Uygulamada sorumluluğu gündeme getiren tipik durumlar şunlardır:
- Risk profiline aykırı yatırım: Yatırımcının “düşük riskli” olarak belirlenen profiline rağmen yüksek riskli, sığ ve oynak varlıklara yatırım yapılması.
- Yatırım stratejisi ve içtüzük sınırlarının aşılması: Fon içtüzüğü veya sözleşmede belirlenen varlık dağılımı, yoğunlaşma ve risk sınırlarının ihlal edilmesi.
- Talimatsız veya yetkisiz işlem: Yetki sınırları dışında ya da yatırımcı talimatına aykırı işlem yapılması.
- Aşırı işlem (churning): Komisyon geliri elde etmek amacıyla, yatırımcı yararına olmayan sık alım-satım yapılması.
- Aydınlatma yükümlülüğünün ihlali: Riskler, maliyetler ve çıkar çatışmaları hakkında eksik, yanıltıcı veya gerçeğe aykırı bilgi verilmesi.
- Değerleme ve fiyatlama usulsüzlükleri: Fon birim pay değerinin yapay biçimde şişirilmesi, ilişkili taraflarla danışıklı işlemler yapılması.
- Piyasa bozucu eylemler: SPKn m. 104 (piyasa bozucu eylemler), m. 106 (bilgi suistimali) ve m. 107 (piyasa dolandırıcılığı) kapsamına giren fiiller.
- İade ve itfa yükümlülüğünün yerine getirilmemesi: Katılma payı satış (itfa) talimatlarının karşılanmaması.
Dikkat: TBK m. 115/3 uyarınca, ancak kanun veya yetkili makamlarca verilen izinle yürütülebilen bir meslek ya da sanat söz konusuysa, hafif kusurdan dahi sorumsuzluk anlaşması kesin olarak hükümsüzdür. PYŞ’ler SPK izniyle faaliyet gösterdiğinden, sözleşmelere konan geniş “sorumsuzluk kayıtları” somut olayın özelliklerine göre geçersiz sayılabilir.
Emsal Yargıtay Kararları: Mahkemeler Bu Davalara Nasıl Bakıyor?
Sermaye piyasası uyuşmazlıklarında temyiz incelemesi büyük ölçüde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından yapılmaktadır. Hukuk kamuoyunda yayımlanan karar özetleri, aşağıdaki ilkelerin öne çıktığını göstermektedir:
1. Basiretli Tacir Özeni ve Gözetim Eksikliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2384, K. 2022/2316
- Uyuşmazlık: Müşteri varlıklarının, gerekli sözleşmeler tam olarak kurulmadan ve şeffaflık sağlanmadan yönetilmesi; gerçeğe aykırı bilgilendirme yapılması.
- Hukuki gerekçe: Daire, finansal kuruluşun basiretli tacir gibi davranarak mesleki özen göstermesi gerektiğini; mevzuata aykırı işlemleri önlemeyen ve gözetim mekanizmalarını işletmeyen kuruluşun zarardan sorumlu olduğunu belirterek, kuruluşu %60 oranında kusurlu bulan yerel mahkeme kararını onamıştır.
- Okuyucu için anlamı: Mahkemeler kusuru oranlayabilir; yatırımcının da kusuru varsa tazminat TBK m. 52 uyarınca indirilebilir.
2. Müteselsil Sorumluluk ve Ceza Kararının Etkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6718, K. 2024/115
- Uyuşmazlık: Talimat dışı, yetkisiz işlemler ve yanıltıcı bildirimlerle yatırımcının zarara uğratılması.
- Hukuki gerekçe: İşlemlerde rol alan kurum ve kişilerin zarardan müştereken ve müteselsilen (yani yatırımcının dilediğinden tamamını talep edebileceği şekilde) sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Ayrıca ceza yargılamasında verilen beraat kararının, TBK m. 74 uyarınca hukuk hâkimini bağlamayacağı vurgulanmıştır.
- Okuyucu için anlamı: Ceza davasının sonucunu beklemek zorunda değilsiniz; tazminat davası bağımsız olarak yürütülebilir.
3. Fon Stratejisi ve Risk Sınırlarının Aşılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/6040, K. 2021/4503
- Uyuşmazlık: Belirlenen risk profili, yatırım sınırları ve fon stratejisinin dışına çıkılarak yüksek riskli işlemlerle zarar oluşturulması.
- Hukuki gerekçe: Tahammül ve strateji sınırlarını aşan işlemler hukuka aykırılık ve kusur olarak değerlendirilmiş; SPK incelemesinde tespit edilen mevzuata aykırılıklar, özel hukuk tazminat talebinin dayanağı olarak kabul edilmiştir.
- Okuyucu için anlamı: SPK’nın denetim raporları ve tespitleri, tazminat davasında güçlü bir delil olabilir.
Göktepe Hukuk Bürosu olarak vurgulamak isteriz ki emsal kararlar yol gösterici olmakla birlikte, her dosya kendi delilleri ve olgularıyla değerlendirilir. Bir karardaki sonucun sizin dosyanızda aynen tekrarlanacağı varsayılmamalıdır.
Kimlere Karşı Dava Açılabilir? Sorumluluk Zinciri
Zararın tek bir muhatabı olmayabilir. Somut olayın özelliklerine göre aşağıdaki kişi ve kurumlar davalı olarak gösterilebilir:
- Portföy yönetim şirketi: Sözleşmeye aykırılık (TBK m. 112) ve/veya haksız fiil (TBK m. 49) hükümlerine göre.
- Portföy saklama kuruluşu: SPKn m. 56 uyarınca saklayıcı, fon portföyünün mevzuata ve içtüzüğe uygunluğunu gözetmekle yükümlüdür; bu yükümlülüklerini yerine getirmemesinden doğan zararlardan sorumludur.
- PYŞ yöneticileri ve fon yöneticileri: Kişisel kusurları bulunan yöneticiler, haksız fiil hükümleri ve somut olaya göre TTK m. 553 çerçevesinde sorumlu tutulabilir.
- Birlikte hareket eden üçüncü kişiler: Piyasa dolandırıcılığına iştirak eden kişi ve kurumlar.
Neden önemli? Birden fazla sorumlunun bulunması, özellikle PYŞ’nin malvarlığının yetersiz kaldığı veya tedbirlerle dondurulduğu durumlarda tahsil kabiliyetini artırır. Bu nedenle davalı seçimi stratejik bir karardır.
Adım Adım: Portföy Yönetim Şirketine Karşı Tazminat Davası Süreci
Adım 1: Delilleri Toplayın ve Saklayın
Dava, büyük ölçüde belgelerle kazanılır veya kaybedilir. Şu belgeleri eksiksiz bir araya getirin:
- Portföy yönetim sözleşmesi ve eklerinin bir örneği
- Risk profili / uygunluk testi formları
- Hesap ekstreleri, işlem dökümleri, dönemsel portföy raporları
- Fon izahnamesi, içtüzüğü ve yatırımcı bilgi formu
- E-posta, SMS, uygulama içi bildirimler ve telefon görüşmesi kayıtları
- KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) açıklamaları ve SPK bültenleri
- Satış (itfa) talimatlarının ekran görüntüleri ve onay bildirimleri
Adım 2: PYŞ’ye Yazılı Başvuru ve İhtarname
Kayıtların ve işlem dökümlerinin talep edilmesi, zararın kayıt altına alınması ve şirketin temerrüde düşürülmesi (yani borcunu ödemede gecikmiş sayılması) için noter kanalıyla ihtarname gönderilmesi tavsiye edilir. Bu adım, faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi bakımından da önem taşır.
Adım 3: SPK’ya Şikâyet ve Gerekirse Suç Duyurusu
- SPK şikâyeti: Kurul’un inceleme ve denetim raporları, hukuk davasında güçlü delil işlevi görebilir.
- Suç duyurusu: SPKn m. 106, 107 veya m. 110 (güveni kötüye kullanma) kapsamında bir fiil şüphesi varsa Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulabilir. Ceza soruşturmasında elde edilen deliller tazminat davasını destekleyebilir.
Adım 4: Zorunlu Arabuluculuk (Dava Şartı)
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak TTK m. 5/A uyarınca dava şartıdır. Yatırımcının tüketici sayıldığı durumlarda ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73/A kapsamında arabuluculuk dava şartı olarak gündeme gelir.
- Arabuluculuk aşaması atlanırsa dava usulden reddedilir.
- Arabuluculukta varılan anlaşma, ilam niteliğinde olup icraya konulabilir.
- Anlaşma tutanağını, kapsamını iyice anlamadan imzalamayın; “tüm haklarımı aldım” ibaresi sonraki talepleri engelleyebilir.
Adım 5: Görevli ve Yetkili Mahkemede Davanın Açılması
Görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir ve kamu düzenine ilişkindir:
| Durum | Görevli Mahkeme |
|---|---|
| Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse (genel kural) | Asliye Ticaret Mahkemesi |
| Yatırımcının tüketici sıfatıyla işlem yaptığı kabul edilirse | Tüketici Mahkemesi (somut olaya göre) |
Bireysel yatırımcının tüketici sayılıp sayılmayacağı, yatırımın amacı, büyüklüğü ve işlem sıklığı gibi ölçütlere göre tartışmalı olabilmektedir. Yanlış mahkemede açılan dava görevsizlik kararıyla zaman kaybına yol açacağından, bu değerlendirmenin başta doğru yapılması gerekir.
Yetkili mahkeme bakımından ise genel olarak şu seçenekler değerlendirilir:
- Davalının yerleşim yeri / merkezi (HMK m. 6)
- Sözleşmenin ifa yeri (HMK m. 10)
- Haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer (HMK m. 16)
Adım 6: İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz
PYŞ’nin malvarlığını elden çıkarma riski varsa, dava ile birlikte veya dava öncesinde:
- İhtiyati haciz (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 257)
- İhtiyati tedbir (HMK m. 389)
talep edilebilir. Bu talepler, mahkemenin takdirine bağlı olup genellikle teminat gösterilmesini gerektirir.
Adım 7: Bilirkişi İncelemesi ve Zararın Hesaplanması
Bu davalarda zararın tespiti teknik bilgi gerektirdiğinden mahkeme, HMK m. 266 uyarınca sermaye piyasası alanında uzman bilirkişiye başvurur. Bilirkişi; işlemlerin risk profiline uygunluğunu, sözleşmeye uygun hareket edilseydi portföyün ulaşacağı değeri ve gerçek zararı hesaplar.
Zararın baştan tam olarak hesaplanamadığı durumlarda, HMK m. 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılması değerlendirilebilir.
Zamanaşımı Süreleri: Hak Kaybına Dikkat!
Zamanaşımı, en sık hak kaybına yol açan konulardan biridir. Talebin dayanağına göre süreler farklılaşır:
| Talebin Dayanağı | Zamanaşımı Süresi | Yasal Dayanak |
|---|---|---|
| Sözleşmeye aykırılık | Genel kural olarak 10 yıl | TBK m. 146 |
| Haksız fiil | Zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilden itibaren 10 yıl | TBK m. 72/1 |
| Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa | Ceza kanunlarındaki daha uzun dava zamanaşımı uygulanabilir | TBK m. 72/1 |
Pratik uyarı: Fon tasfiye süreçlerinin uzaması, kural olarak hak arama sürelerini kendiliğinden durdurmaz. “Tasfiye bitsin, sonra bakarız” yaklaşımı, özellikle 2 yıllık haksız fiil süresi bakımından risk taşıyabilir.
2026 Fon Krizi ve 7596 Sayılı Kanun: Yatırımcılar Ne Bilmeli?
SPK, 17.09.2026 tarihli kararlarıyla yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu fonların tasfiyesine karar vermiştir. Ardından TBMM, “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun”u kabul etmiş ve düzenleme 7596 sayısını almıştır.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre bu Kanun:
- SPK’nın 17.09.2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve tasfiyesi henüz tamamlanmamış fonları kapsamaktadır.
- Belirli şartları taşıyan hak sahiplerine 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılmasının önünü açmaktadır.
- Fon malvarlığından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına ilişkin özel hükümler içermektedir.
Tazminat davası açısından önemi:
- Tasfiye kapsamında yapılan ödemeler, zararınızın tamamını karşılamayabilir. Karşılanmayan kısım için PYŞ, saklayıcı kuruluş ve sorumlu kişilere karşı tazminat yolu, somut olayın özelliklerine göre açık kalabilir.
- Tasfiye ve ara ödeme mekanizmasının tazminat davalarıyla ilişkisi (mahsup, bekletici mesele vb.) uygulamada şekillenecektir. Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanan nihai metni ve yürürlük tarihi mutlaka kontrol edilmelidir.
Göktepe Hukuk Bürosu olarak, fon krizinden etkilenen yatırımcıların öncelikle satış talimatlarını, hesap dökümlerini ve fon belgelerini güvenli bir şekilde arşivlemelerini ve süreleri takip etmelerini öneriyoruz.
Pratikten Örnekler: Varsayımsal Senaryolar
Aşağıdaki örnekler tamamen varsayımsaldır ve konunun günlük hayattaki karşılığını göstermek amacıyla kurgulanmıştır.
Senaryo 1: “Koruma Odaklı” Profile Yüksek Riskli Yatırım
Emekli bir öğretmen olan A., ikramiyesini bireysel portföy yönetimine verir. Uygunluk testinde risk profili “düşük” olarak belirlenir. Ancak PYŞ, portföyün büyük kısmını işlem hacmi düşük, fiyatı oynak birkaç hisseye yatırır ve portföy kısa sürede ciddi değer kaybeder.
Hukuki değerlendirme: Bu tablo, genel kural olarak özen ve sadakat borcunun ihlali (TBK m. 506) ve risk profiline aykırılık olarak değerlendirilebilir. Mahkeme, bilirkişi aracılığıyla “portföy profile uygun yönetilseydi ne olurdu?” sorusunu yanıtlayarak zararı hesaplayabilir. A.’nın aylık raporları okuyup itiraz etmemesi ise somut olaya göre müterafik kusur (zarara katkı) tartışmasına konu olabilir.
Senaryo 2: Karşılanmayan Fon Satış Talimatı
B., yatırım fonundaki katılma paylarını satmak için talimat verir; ancak işlemler durdurulur ve fon tasfiye sürecine girer. Sonradan fonun birim fiyatının, sığ hisselerdeki yapay fiyat hareketleriyle şişirildiği iddiaları gündeme gelir.
Hukuki değerlendirme: B.’nin talebi, tasfiye sürecindeki haklarının yanı sıra, değerleme usulsüzlükleri kanıtlanırsa PYŞ ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediği ileri sürülen saklayıcı kuruluşa (SPKn m. 56) yönelik tazminat taleplerini de kapsayabilir. Satış talimatının tarih ve saatiyle belgelenmesi bu noktada belirleyici olabilir.
Senaryo 3: Komisyon İçin Aşırı İşlem
C.‘nin portföyünde bir yıl içinde portföy büyüklüğünün çok üzerinde işlem hacmi oluşturulur; yatırım getirisi negatifken ödenen komisyonlar yüksek tutardadır.
Hukuki değerlendirme: İşlem sıklığının yatırım amacıyla açıklanamaması, aşırı işlem (churning) iddiasını gündeme getirebilir. Bu durumda ödenen komisyonların ve işlem kaynaklı kayıpların tazmini talep edilebilir; ancak bunun ispatı, bilirkişi incelemesine ve işlem kayıtlarının ayrıntılı analizine dayanır.
Tazminat Davasında İspat: Yük Kimde?
HMK m. 190 uyarınca kural olarak ispat yükü, iddia edilen vakıaya dayanarak kendi lehine hak çıkaran taraftadır. Ancak sermaye piyasası uyuşmazlıklarında uygulamada önemli dengeleyici unsurlar bulunur:
- PYŞ’ler mevzuat gereği işlemlere ilişkin kayıt tutmakla yükümlüdür. Uygunluk testinin yapıldığı, riskler hakkında bilgi verildiği ve talimata uygun hareket edildiği hususlarında kayıtları sunması gereken taraf çoğu zaman şirkettir.
- Sözleşmeye aykırılığa dayanan taleplerde TBK m. 112 uyarınca borçlu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe zararı gidermekle yükümlüdür (kusur karinesi).
- Kayıtların sunulmaması, hâkimin takdir yetkisi dâhilinde aleyhe değerlendirilebilir.
Göktepe Hukuk Bürosu Olarak Sürecinizde Nasıl Yanınızdayız?
Portföy yönetim şirketlerine karşı açılan tazminat davaları; sermaye piyasası mevzuatı, borçlar hukuku, ticaret hukuku ve çoğu zaman ceza hukukunun kesiştiği çok katmanlı davalardır. Doğru davalının seçilmesinden görevli mahkemenin tespitine, arabuluculuk stratejisinden bilirkişi raporuna itiraza kadar her aşama, sonucu doğrudan etkileyebilir.
Göktepe Hukuk Bürosu olarak bu süreçte:
- Sözleşme, risk profili ve işlem kayıtlarınızın hukuki analizini yapıyor,
- Sorumluluk zincirindeki muhatapları tespit ediyor,
- SPK şikâyeti, suç duyurusu ve ihtarname süreçlerini yürütüyor,
- Arabuluculuk ve dava aşamalarında haklarınızı temsil ediyoruz.
Yaşadığınız zararın hukuki bir karşılığı olup olmadığını öğrenmek için belgelerinizle birlikte ön değerlendirme talep edebilirsiniz. Unutmayın; bu alanda süreler ve deliller en değerli varlıklarınızdır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Portföy yönetim şirketi zarar ettirirse tazminat alabilir miyim?
Her zarar tazminat doğurmaz. Piyasa koşullarından kaynaklanan olağan kayıplar yatırımcıya aittir. Ancak zarar; risk profiline aykırı yatırım, sözleşme veya fon içtüzüğü ihlali, talimatsız işlem ya da piyasa dolandırıcılığı gibi şirketin kusurlu davranışından kaynaklanıyorsa, TBK m. 112 ve ilgili hükümler uyarınca tazminat talep edilebilir.
Portföy yönetim şirketine karşı dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?
Evet, genel kural olarak zorunludur. Konusu para alacağı olan ticari davalarda TTK m. 5/A, tüketici uyuşmazlıklarında ise 6502 sayılı Kanun m. 73/A uyarınca arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu aşama atlanırsa dava usulden reddedilir.
Portföy yönetim şirketine karşı tazminat davası hangi mahkemede açılır?
Genel kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Yatırımcının tüketici sıfatıyla hareket ettiği kabul edilirse Tüketici Mahkemesi görevli olabilir. Yetkili mahkeme ise davalının merkezi, sözleşmenin ifa yeri veya zararın meydana geldiği yer olabilir.
Fon zararı için tazminat davası açma süresi ne kadar?
Sözleşmeye aykırılığa dayanan taleplerde genel zamanaşımı 10 yıldır (TBK m. 146). Haksız fiile dayanan taleplerde ise zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilden itibaren 10 yıl içinde dava açılmalıdır (TBK m. 72). Fiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanabilir.
Son güncelleme: Ekim 2026
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her hukuki durum kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut durumunuz için bir avukattan danışmanlık almanız önerilir.