Miras uyuşmazlıkları, hukukun en teknik; buna karşılık duygusal olarak en yıpratıcı alanlarından biridir. Bir yakınını kaybetmenin ağırlığını taşıyan kişiler, çoğu zaman aynı dönemde tapu kayıtları, banka hesapları, saklı pay hesaplamaları ve hak düşürücü sürelerle boğuşmak zorunda kalmaktadır.
Pendik gibi taşınmaz varlığının yoğun olduğu, kentsel dönüşümün hızla ilerlediği ve aile mülkiyetinin kuşaklar boyunca paylaşılmadan devam ettiği bir ilçede miras uyuşmazlıkları çok daha karmaşık bir görünüm kazanmaktadır. Bu nedenle deneyimli bir Pendik miras avukatı ile çalışmak, çoğu dosyada sürecin seyrini belirleyen ilk adımdır.
Göktepe Hukuk Bürosu olarak hazırladığımız bu rehberde; yasal mirasçılık, saklı pay, tenkis davası, muris muvazaası (mirastan mal kaçırma), mirasın reddi ve ortaklığın giderilmesi davalarını, ilgili kanun maddeleri ve Yargıtay uygulaması ışığında ele alıyoruz. Amacımız, teorik bilgiyi havada bırakmadan, pratikte ne yapılması gerektiğini anlaşılır biçimde ortaya koymaktır.
Pendik Miras Avukatı Ne İş Yapar? Hizmet Kapsamı
Miras hukuku, yalnızca dava aşamasından ibaret değildir. Uyuşmazlık doğmadan önce alınacak doğru danışmanlık, çoğu zaman yıllar sürecek bir davanın önüne geçebilmektedir. Bir Pendik miras avukatının çalışma alanı, ölüm öncesi planlamadan icra aşamasına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar.
Uygulamada en sık başvurulan hizmet başlıkları şunlardır:
- Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alınması ve itiraz edilmesi
- Tereke tespiti ve terekenin korunmasına yönelik tedbir talepleri
- Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açılması
- Tenkis davası ile saklı payın korunması
- Vasiyetnamenin iptali veya vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davaları
- Mirasın reddi (reddi miras) ve hükmen red talepleri
- Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası ve miras taksim sözleşmesi hazırlanması
- Miras sebebiyle istihkak davası
- Veraset ve intikal vergisi beyannamesi süreçlerinin yönetilmesi
- Mirasçılar arasında arabuluculuk ve müzakere yoluyla anlaşma sağlanması
Miras hukukunda her somut olay kendine özgü koşullar barındırır. Bu nedenle aşağıdaki açıklamalar genel nitelikte olup, dosyanızın hukuki niteliği ancak belgelerin incelenmesi sonrasında değerlendirilebilir.
Miras Hukukunda Temel Kavramlar: Tereke, Mirasçılık ve Zümre Sistemi
Türk miras hukukunun temel kaynağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’dur (TMK). Miras hükümleri, Kanun’un 495. maddesi ve devamında düzenlenmiştir.
Tereke, mirasbırakanın (murisin) ölümüyle geride bıraktığı, para ile ölçülebilen tüm aktif ve pasif değerlerin toplamını ifade eder. Yani tereke yalnızca taşınmazlardan ve banka hesaplarından ibaret değildir; borçlar da terekeye dâhildir. Bu ayrım, özellikle mirasın reddi kararı verilirken hayati önem taşır.
Yasal Mirasçılar ve Zümre (Derece) Sistemi
Türk hukuku, yasal mirasçılığı zümre (derece) sistemi üzerine kurmuştur. Bu sistemin işleyişi TMK m. 495-501 arasında düzenlenmiştir ve temel mantığı şudur: Önceki zümrede mirasçı varsa, sonraki zümre mirasçı olamaz.
- Birinci zümre (TMK m. 495): Mirasbırakanın altsoyu (çocukları, torunları)
- İkinci zümre (TMK m. 496): Ana ve baba ile onların altsoyu (kardeşler, yeğenler)
- Üçüncü zümre (TMK m. 497): Büyük ana ve büyük babalar ile onların altsoyu
Sağ kalan eş (TMK m. 499) ise hiçbir zümreye dâhil değildir; hangi zümre ile birlikte mirasçı olduğuna göre payı değişen özel konumlu bir mirasçıdır. Mirasçı bırakmaksızın ölen kişinin mirası ise TMK m. 501 uyarınca Devlete geçer.
Sağ Kalan Eşin Miras Payı Tablosu
| Birlikte Mirasçı Olduğu Zümre | Yasal Dayanak | Sağ Kalan Eşin Payı | Diğer Mirasçıların Payı |
|---|---|---|---|
| Altsoy (çocuklar/torunlar) ile birlikte | TMK m. 499/1 | 1/4 | 3/4 |
| Ana-baba zümresi ile birlikte | TMK m. 499/2 | 1/2 | 1/2 |
| Büyük ana-büyük baba zümresi ile birlikte | TMK m. 499/3 | 3/4 | 1/4 |
| Bu zümrelerden hiçbiri yoksa | TMK m. 499/4 | Mirasın tamamı | — |
Önemli hatırlatma: Sağ kalan eşin miras payı ile mal rejiminden kaynaklanan alacağı birbirinden tamamen farklı iki hukuki taleptir. Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan katılma alacağının (TMK m. 231 vd.) hiç talep edilmemesidir. Bu alacak, terekenin paylaşımından önce hesaplanır.
Saklı Pay ve Tenkis Davası: Mirastan Mahrum Bırakılan Mirasçının Güvencesi
Mirasbırakan, malvarlığı üzerinde sınırsız tasarruf yetkisine sahip değildir. Kanun, belirli yakınlara saklı pay adı verilen dokunulmaz bir asgari koruma tanımıştır (TMK m. 505-506). Mirasbırakan yalnızca tasarruf edilebilir kısım üzerinde serbestçe işlem yapabilir.
Saklı Pay Oranları
| Saklı Paylı Mirasçı | Yasal Dayanak | Saklı Pay Oranı |
|---|---|---|
| Altsoy (çocuk/torun) | TMK m. 506/1 | Yasal miras payının 1/2‘si |
| Ana ve babadan her biri | TMK m. 506/2 | Yasal miras payının 1/4‘ü |
| Sağ kalan eş (altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı ise) | TMK m. 506/3 | Yasal miras payının tamamı |
| Sağ kalan eş (diğer hâllerde) | TMK m. 506/4 | Yasal miras payının 3/4‘ü |
Kardeşlerin saklı payı, 4721 sayılı Kanun’da 2007 yılında yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Dolayısıyla mirasbırakanın kardeşleri bakımından saklı pay iddiası, güncel mevzuat karşısında hukuki dayanaktan yoksundur.
Tenkis Davası ve Hak Düşürücü Süreler
Saklı payı zedelenen mirasçı, mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmalarının, saklı payı karşılayacak ölçüde indirilmesini tenkis davası ile talep edebilir (TMK m. 560).
TMK m. 571 uyarınca tenkis davası açma süresi:
- Saklı pay hakkının zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl,
- Her hâlde; vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinden itibaren 10 yıl.
Bu süreler hak düşürücü niteliktedir. Yani hâkim tarafından resen (kendiliğinden) dikkate alınır ve kaçırılması hâlinde dava esasa girilmeksizin reddedilir.
Varsayımsal senaryo: Pendik’te ikamet eden bir mirasbırakan, sahibi olduğu üç daireden ikisini sağlığında yalnızca bir çocuğuna bağışlamıştır. Diğer iki çocuk, babalarının ölümünden yaklaşık sekiz ay sonra tapu kayıtlarını inceleyerek durumu öğrenmiştir. Bu tabloda mirasçıların, öğrenme tarihinden itibaren işleyen bir yıllık süre içinde tenkis talebinde bulunmaları gerekir. Genel kural olarak bağışlama işlemleri tenkise tabidir; ancak kazandırmanın niteliği, tarihi ve karşılığının bulunup bulunmadığı gibi unsurlar somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.
Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Davası
Uygulamada bir Pendik miras avukatına en sık yöneltilen sorulardan biri şudur: “Babam sağlığında evi kardeşime sattı gösterdi, ben ne yapabilirim?”
Bu tabloda gündeme gelen hukuki kurum muris muvazaası, yani mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı görünürde satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devretmesidir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının Belirleyiciliği
Bu alandaki temel dayanak, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 01.04.1974 tarihli, 1974/1 E. ve 1974/2 K. sayılı kararıdır. Karar özetle şu esası ortaya koymuştur: Mirasbırakan, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazını tapuda satış gibi göstererek devretmişse, saklı pay sahibi olsun veya olmasın tüm mirasçılar bu işlemin muvazaa nedeniyle geçersizliğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilir.
Bu kararın pratikteki iki kritik sonucu vardır:
- Dava hakkı yalnızca saklı paylı mirasçılara ait değildir; tüm mirasçılar dava açabilir.
- Talep, miras payının indirilmesi değil, tapunun iptali ve miras payı oranında tescili yönündedir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin bu konudaki yerleşik içtihatlarında; mirasbırakanın mal kaçırma saikinin (amacının) araştırılması gerektiği, bu değerlendirmede ülke ve yörenin gelenekleri, toplumsal eğilimler, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, devredilen taşınmazın gerçek değeri ile tapudaki bedel arasındaki fark, mirasbırakanın devir tarihindeki ekonomik durumu ve alıcının ödeme gücü gibi ölçütlerin bir arada değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Varsayımsal senaryo: Pendik’te bulunan ve devir tarihindeki rayiç değeri yüksek bir taşınmaz, tapuda oldukça düşük bir bedelle mirasbırakanın çocuklarından birine devredilmiştir. Devralan kişi, o dönemde düzenli bir gelire ve bedeli karşılayacak birikime sahip değildir; ayrıca bedelin ödendiğine ilişkin banka kaydı da bulunmamaktadır. Bu tablo, muris muvazaası iddiası bakımından ciddi emarelerdir. Bununla birlikte davanın sonucu, tanık beyanları, banka hareketleri ve bilirkişi değerlemesi gibi delillerin bütünü değerlendirilerek hâkimin takdir yetkisi dâhilinde belirlenecektir.
Önemli bir avantaj: Muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davaları, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Ancak bu durum, delillerin zamanla kaybolması riskini ortadan kaldırmaz; gecikme fiilî olarak ispat gücünü zayıflatır.
Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri bakımından ise değerlendirme farklılaşır. Mirasbırakanın gerçekten bakıma muhtaç olup olmadığı, bakım borcunun fiilen yerine getirilip getirilmediği ve başka bakabilecek yakınlarının bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir.
Vasiyetname ve Miras Sözleşmesi: İptal ve Tenfiz Davaları
Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarruf yoluyla malvarlığının akıbetini belirleyebilir. TMK m. 531 vd. uyarınca vasiyetname üç şekilde düzenlenebilir:
- Resmî vasiyetname (noter veya sulh hâkimi huzurunda, iki tanıkla) – TMK m. 532-537
- El yazılı vasiyetname (baştan sona el yazısıyla, tarih ve imza şart) – TMK m. 538
- Sözlü vasiyetname (yakın ölüm tehlikesi gibi olağanüstü hâllerde) – TMK m. 539-541
Vasiyetnamenin iptali davası; ehliyetsizlik, irade sakatlığı (yanılma, aldatma, korkutma, zorlama), içeriğin hukuka veya ahlaka aykırılığı ya da şekil kurallarına aykırılık nedenlerine dayanabilir (TMK m. 557).
Süre (TMK m. 559): İptal davası, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl; her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı 10 yıl, iyiniyetli olmayanlara karşı 20 yıl içinde açılmalıdır.
Uygulamada en sık karşılaşılan iptal sebeplerinden biri, el yazılı vasiyetnamede tarihin bulunmaması veya vasiyetnamenin bilgisayarla yazılıp yalnızca altının imzalanmasıdır. Şekil şartına aykırılık, içeriği ne kadar açık olursa olsun vasiyetnamenin geçerliliğini tartışmalı hâle getirir.
Mirasın Reddi (Reddi Miras): Borçlu Terekeye Karşı Korunma
Miras, ölümle birlikte mirasçılara kendiliğinden ve bir bütün olarak geçer (TMK m. 599). Bu nedenle mirasbırakanın borçlarından mirasçılar kişisel malvarlıklarıyla sorumlu hâle gelebilir. Bu sonucu bertaraf etmenin yolu mirasın reddidir.
- Gerçek red (TMK m. 605/1, 606): Yasal mirasçılar mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, vasiyetname ile atanmış mirasçılar ise tasarrufun kendilerine bildirildiği tarihten itibaren 3 ay içinde sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla mirası reddedebilir.
- Hükmen red (TMK m. 605/2): Ölümü anında mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Bu hâlde süre koşulu aranmaz; ancak alacaklıların takip başlatması hâlinde mirasçının “mirasçılıktan çıkarılma/borçtan sorumlu olmadığının tespiti” yönünde dava açması gerekebilir.
Kritik uyarı: Mirası reddetmek isteyen mirasçının, tereke işlerine mirasçı sıfatıyla karışmaması gerekir (TMK m. 610). Örneğin terekeye ait bir taşınmazın kirasını tahsil etmek, banka hesabından para çekmek veya taşınmazı adına tescil ettirmek, ret hakkının düşmesine yol açabilir. Olağan yönetim işleri ile koruma amaçlı işlemler bu kapsam dışındadır.
Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davası ve Pendik’te Kentsel Dönüşüm
Mirasçılar arasında paylaşım konusunda anlaşma sağlanamaması, Pendik gibi taşınmaz yoğunluğu yüksek ilçelerde en sık görülen uyuşmazlık türüdür. Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereği ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını talep edebilir (TMK m. 642).
Ortaklığın giderilmesi iki şekilde gerçekleşir:
- Aynen taksim (paylaşma): Taşınmazın niteliği bölünmeye elverişliyse öncelikle tercih edilir.
- Satış suretiyle paylaşma: Aynen taksim mümkün değilse taşınmaz, satış memurluğu marifetiyle açık artırma ile satılır ve bedel paylar oranında dağıtılır.
Yargıtay’ın bu davalara bakan dairelerinin yerleşik uygulamasında, aynen taksimin öncelikli olduğu; ancak taşınmazın imar mevzuatı bakımından bölünmeye elverişli olup olmadığının bilirkişi incelemesiyle tespiti gerektiği kabul edilmektedir.
Pendik özelinde önemli bir husus: Kentsel dönüşüm kapsamındaki taşınmazlarda, mirasçılar arasındaki paylaşım sorunu çözülmeden 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yürütülen süreçlerde karar alınamamakta; bu da tüm mirasçılar açısından ekonomik kayıp doğurmaktadır. Böyle dosyalarda, dava yoluna gitmeden önce noterde düzenlenecek bir miras taksim (paylaşma) sözleşmesi (TMK m. 676) çoğu zaman daha hızlı ve daha az maliyetli bir çözüm sunar. Göktepe Hukuk Bürosu olarak, mirasçılar arasında müzakere yoluyla anlaşma sağlanabilecek dosyalarda öncelikle bu seçeneği değerlendirmeyi tercih ediyoruz.
Pendik’te Miras Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Miras davalarında yetki kuralı, genel yetki kuralından ayrılır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 11. maddesi uyarınca, terekenin paylaşılmasına, tereke tespitine, mirasın reddine ve ölüme bağlı tasarrufların iptali ile tenkisine ilişkin davalarda mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.
| Dava Türü | Görevli Mahkeme | Yetkili Mahkeme |
|---|---|---|
| Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) | Sulh Hukuk Mahkemesi / Noter (TMK m. 598) | Mirasçının yerleşim yeri de kabul edilir |
| Terekenin tespiti | Sulh Hukuk Mahkemesi (TMK m. 589 vd.) | Mirasbırakanın son yerleşim yeri (HMK m. 11) |
| Mirasın reddi | Sulh Hukuk Mahkemesi (TMK m. 609) | Mirasbırakanın son yerleşim yeri |
| Tenkis davası | Asliye Hukuk Mahkemesi | Mirasbırakanın son yerleşim yeri (HMK m. 11) |
| Vasiyetnamenin iptali | Asliye Hukuk Mahkemesi | Mirasbırakanın son yerleşim yeri |
| Muris muvazaası (tapu iptali-tescil) | Asliye Hukuk Mahkemesi | Taşınmazın bulunduğu yer (HMK m. 12) |
| Ortaklığın giderilmesi | Sulh Hukuk Mahkemesi | Taşınmazın bulunduğu yer |
Pendik’te ikamet eden mirasbırakanlara ilişkin uyuşmazlıklar ile Pendik sınırları içindeki taşınmazlara ilişkin davalar, İstanbul Anadolu yargı çevresindeki ilgili mahkemelerde görülmektedir. Yerel mahkeme uygulamalarına ve bilirkişi değerleme pratiklerine hâkim bir Pendik miras avukatı ile çalışmak, özellikle taşınmaz değerlemesine dayanan dosyalarda süreç yönetimi bakımından belirgin bir fark yaratır.
Miras Hukukunda Kaçırılmaması Gereken Süreler
| İşlem / Dava | Süre | Yasal Dayanak |
|---|---|---|
| Mirasın reddi | Ölümün öğrenilmesinden itibaren 3 ay | TMK m. 606 |
| Tenkis davası | Öğrenmeden 1 yıl, her hâlde 10 yıl | TMK m. 571 |
| Vasiyetnamenin iptali | Öğrenmeden 1 yıl; 10 / 20 yıl üst sınır | TMK m. 559 |
| Miras sebebiyle istihkak davası | Öğrenmeden 1 yıl, her hâlde 10 yıl (kötüniyette 20 yıl) | TMK m. 639 |
| Muris muvazaasına dayalı tapu iptali | Süreye tabi değildir (yerleşik içtihat) | TMK m. 19 / TBK m. 19 |
| Veraset ve intikal vergisi beyannamesi | Ölüm Türkiye’de gerçekleşmiş ve mükellefler Türkiye’de ise 4 ay | 7338 s. Kanun m. 9 |
Bu süreler, dosyanın niteliğine göre farklı başlangıç tarihlerine bağlanabilir. Bu nedenle süre hesabının, belgeler incelendikten sonra yapılması gerekir.
Pendik Miras Avukatı Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Kriterler
Miras dosyaları, hem maddi hukuk hem de usul hukuku bakımından ileri düzeyde uzmanlık gerektirir. Avukat seçiminde şu ölçütlerin göz önünde bulundurulması yerinde olacaktır:
- Miras hukuku alanındaki dosya deneyimi: Özellikle muris muvazaası ve tenkis davaları, delil toplama stratejisi açısından farklı bir yaklaşım gerektirir.
- Tapu ve bankacılık kayıtlarına ilişkin araştırma pratiği: Dosyanın kaderi çoğu zaman devir tarihindeki para akışının ortaya konulmasına bağlıdır.
- Yerel yargı çevresi bilgisi: Bilirkişi uygulamaları, keşif takvimi ve satış memurluğu süreçleri hakkında güncel bilgi.
- Şeffaf ücret ve süreç bilgilendirmesi: Yargılama giderleri, bilirkişi ve keşif masrafları önceden öngörülebilir olmalıdır.
- Gerçekçi beklenti yönetimi: Size sonuç garantisi veren değil, riskleri de açıklıkla ortaya koyan bir hukuki değerlendirme arayın.
İlk görüşmeye giderken; nüfus kayıt örneği, varsa mirasçılık belgesi, tapu kayıtları, vasiyetname örneği, banka dekontları ve mirasbırakana ait sağlık raporlarını yanınızda getirmeniz, hukuki değerlendirmenin sağlıklı yapılabilmesi açısından büyük önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Muris muvazaası davası ne kadar sürede açılmalıdır?
Muvazaa nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davaları, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre herhangi bir zamanaşımı ya da hak düşürücü süreye tabi değildir; mirasın açılmasından yıllar sonra da açılabilir. Ancak tanıkların ulaşılabilirliği ve banka kayıtlarının saklama süreleri nedeniyle, gecikme ispat gücünü fiilen zayıflatmaktadır.
Reddi miras süresi kaçırılırsa ne olur?
TMK m. 606’daki üç aylık süre kaçırıldığında miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır ve mirasçı, mirasbırakanın borçlarından kişisel malvarlığıyla sorumlu hâle gelir. Ancak mirasbırakanın ödemeden aczi ölüm anında açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, TMK m. 605/2 uyarınca hükmen red hükümleri gündeme gelebilir ve süre koşulu aranmaz.
Babam evi kardeşime tapuda satış göstererek devretti; hakkımı nasıl alırım?
Devrin gerçekte bağışlama olduğu ve mirastan mal kaçırma amacı taşıdığı ortaya konulabilirse, muris muvazaası hükümlerine dayanılarak tapu iptali ve miras payı oranında tescil talep edilebilir. Bu iddiada; taşınmazın gerçek değeri ile tapudaki bedel arasındaki fark, devralanın ödeme gücü ve bedelin ödendiğine ilişkin banka kayıtları belirleyici delillerdir.
Sağ kalan eş mirastan ne kadar pay alır?
Sağ kalan eş, mirasbırakanın çocuklarıyla birlikte mirasçı olduğunda terekenin 1/4’ünü, ana-baba zümresiyle birlikte 1/2’sini, büyük ana-büyük baba zümresiyle birlikte 3/4’ünü alır; bu zümrelerden hiçbiri yoksa mirasın tamamı eşe kalır (TMK m. 499). Bu paylar, mal rejiminden doğan katılma alacağından ayrı olarak hesaplanır.
Mirasçılar anlaşamazsa taşınmaz satılmak zorunda mıdır?
Hayır. Taşınmaz imar mevzuatı bakımından bölünmeye elverişli ise mahkeme öncelikle aynen taksim yolunu değerlendirir. Aynen taksimin mümkün olmadığı hâllerde ortaklık, satış suretiyle giderilir ve elde edilen bedel paylar oranında mirasçılara dağıtılır.
Avukat Selin Göktepe Yorumluyor
Miras hukuku uyuşmazlıklarında en büyük risk, hak düşürücü sürelerin sessizce işlemesidir. Tenkis davasında bir yıl, mirasın reddinde üç ay, vasiyetnamenin iptalinde bir yıl… Bu süreler geçtikten sonra, esasa ilişkin ne kadar haklı olursanız olun dava usulden reddedilebilir.
Bu nedenle bir yakınınızın vefatının ardından tapu ve banka kayıtlarında olağandışı bir durum fark ettiğinizde, ya da mirasçılar arasında paylaşım konusunda anlaşmazlık doğduğunda, vakit kaybetmeden bir Pendik miras avukatına başvurmanız yerinde olacaktır.
Göktepe Hukuk Bürosu olarak, miras hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda dosyanızı belgeleriyle birlikte değerlendirir; dava yoluna gitmeden çözüm imkânı bulunup bulunmadığını da açıklıkla ortaya koyarız. Bu süreçte yalnız olmadığınızı bilmenizi isteriz.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her hukuki durum kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut durumunuz için bir avukattan danışmanlık almanız önerilir.