Maltepe Arabuluculuk Bürosu – Zorunlu Arabuluculuk Rehberi

Bir alacağınızı tahsil edemediniz, işten çıkarıldınız ya da kiracınız taşınmazı tahliye etmiyor. İlk refleksiniz büyük olasılıkla “hemen dava açayım” oluyor. Oysa Türk hukukunda artık pek çok uyuşmazlıkta mahkemenin kapısı, ancak arabuluculuk bürosu üzerinden yürütülen bir süreç tamamlandıktan sonra aralanmaktadır.

Bu düzenleme, dava sayısını azaltmak kadar tarafların kendi çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak amacını da taşır. Ancak uygulamada gördüğümüz tablo şudur: hazırlıksız oturulan bir arabuluculuk masası, dava kadar yorucu ve çoğu zaman çok daha maliyetli sonuçlar doğurabilmektedir.

Göktepe Hukuk Bürosu olarak bu rehberde; Maltepe Arabuluculuk Bürosu‘na başvurunun nasıl yapıldığını, hangi uyuşmazlıklarda arabuluculuğun zorunlu olduğunu, kritik hak düşürücü süreleri ve emsal kararlar ışığında sık yapılan hataları ele alıyoruz.

Arabuluculuk Nedir? Yasal Çerçeve ve Temel Kavramlar

Arabuluculuk; tarafların, uzmanlık eğitimi almış tarafsız bir üçüncü kişinin (arabulucunun) yönetiminde bir araya gelerek uyuşmazlıklarını kendi iradeleriyle çözmelerini sağlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Kurumun temel yasal dayanağı 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK)‘dur. Kanun’un 1. maddesi uyarınca arabuluculuk, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıkları bakımından uygulanır.

Bu tanımın pratik sonucu şudur: Kamu düzenini ilgilendiren ve tarafların serbestçe karar veremeyeceği konular arabuluculuğa elverişli değildir. HUAK m.1/3 hükmü gereği, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli sayılmaz. Benzer biçimde boşanmanın kendisi, soybağı, ceza davaları ve idari yaptırımlar da bu kapsamın dışındadır.

Arabuluculuğun iki temel türü bulunur:

  • İhtiyari (isteğe bağlı) arabuluculuk: Tarafların, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlığında, kanuni bir zorunluluk olmaksızın kendi iradeleriyle başvurdukları süreçtir.
  • Dava şartı (zorunlu) arabuluculuk: Kanunun açıkça saydığı uyuşmazlıklarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu tutulduğu süreçtir. Bu şart yerine getirilmezse dava usulden reddedilir.

Sürecin en güçlü teminatlarından biri gizlilik ilkesidir. HUAK m.4 ve m.5 uyarınca arabuluculuk görüşmelerinde ileri sürülen beyanlar ve sunulan belgeler, sonradan açılacak davada delil olarak kullanılamaz. Bu kural, tarafların masada rahatça uzlaşma teklifi yapabilmesini mümkün kılar.

Maltepe Arabuluculuk Bürosu’na Başvuru: Yetki ve İşleyiş

Burada, uygulamada en sık karşılaştığımız kavram karışıklığını netleştirmek gerekir. “Arabuluculuk bürosu” ifadesi, iki farklı yapıyı anlatmak için kullanılmaktadır:

  1. Adliye bünyesindeki arabuluculuk büroları: Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı’na bağlı olarak adliyelerde kurulan resmî birimlerdir. Dava şartı arabuluculuk başvuruları buraya yapılır ve arabulucu, sicile kayıtlı listeden UYAP sistemi üzerinden görevlendirilir.
  2. Serbest çalışan arabulucuların ve hukuk bürolarının büroları: İhtiyari arabuluculuk görüşmelerinin ve müzakerelerin fiilen yürütüldüğü özel bürolardır.

Maltepe ilçesinde müstakil bir adalet sarayı bulunmamaktadır. Maltepe, kural olarak İstanbul Anadolu Adliyesi yargı çevresinde yer alır. Dolayısıyla Maltepe’deki bir uyuşmazlık için resmî başvuru, İstanbul Anadolu Adliyesi bünyesindeki Arabuluculuk Bürosu‘na yapılır. Halk arasında “Maltepe Arabuluculuk Bürosu” ifadesiyle çoğunlukla, Maltepe ve çevresine hizmet veren arabulucular ile bu süreçlerde temsil hizmeti sunan hukuk büroları kastedilmektedir.

Yetkili Arabuluculuk Bürosu Nasıl Belirlenir?

HUAK m.18/A/2 hükmü açıktır: Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, büro kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır.

Yetkisiz büroya yapılan başvuru sürecin geçerliliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak karşı taraf, ilk toplantıda yetkiye itiraz ederse arabulucu dosyayı işlemden kaldırır ve taraf, bir hafta içinde yetkili büroya başvurmak zorunda kalır. Bu da hem zaman hem de -süreler dar ise- hak kaybı riski demektir.

Başvuru Sürecinin Adımları

  1. Ön hukuki değerlendirme: Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olup olmadığı, dava şartı kapsamına girip girmediği ve talep edilecek alacak kalemleri belirlenir.
  2. Başvuru: Yetkili arabuluculuk bürosuna, karşı tarafın kimlik ve adres bilgileri ile uyuşmazlık konusu belirtilerek başvuru yapılır. Başvuru bizzat, vekil aracılığıyla veya e-Devlet üzerinden gerçekleştirilebilir.
  3. Arabulucunun görevlendirilmesi: Büro, komisyon listesinden sistem üzerinden arabulucu atar. Taraflar listedeki başka bir arabulucu üzerinde anlaşırlarsa, o kişi görevlendirilir.
  4. İlk toplantı ve müzakereler: Arabulucu tarafları davet eder; görüşmeler yüz yüze veya elektronik ortamda yapılabilir.
  5. Son tutanağın düzenlenmesi: Süreç, “anlaşma”, “kısmen anlaşma”, “anlaşamama” veya “tarafların katılmaması sebebiyle sona erme” şeklinde tutanağa bağlanır.

Hangi Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Bürosu’na Başvurmak Zorunludur?

Zorunlu arabuluculuğun kapsamı, 2018’den bu yana kademeli olarak genişletilmiştir. Özellikle 7445 sayılı Kanun ile 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren taşınmaz hukukuna ilişkin pek çok uyuşmazlık da dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır.

Uyuşmazlık Türü Yasal Dayanak Kapsam ve Not
İşçilik alacakları ve işe iade 7036 s. İş Mahkemeleri Kanunu m.3 Kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin, işe iade
Ticari davalar 6102 s. TTK m.5/A Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri
Tüketici uyuşmazlıkları 6502 s. TKHK m.73/A Tüketici hakem heyeti görev sınırları içindeki uyuşmazlıklar hariç
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar 6325 s. HUAK m.18/B İİK’ya göre ilamsız icra yoluyla tahliye hariç
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) 6325 s. HUAK m.18/B Taşınır/taşınmaz mal ve hakların paylaştırılması
Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıklar 6325 s. HUAK m.18/B Aidat, ortak alan, yönetim planı uyuşmazlıkları
Komşu hakkından doğan uyuşmazlıklar 6325 s. HUAK m.18/B TMK m.737 vd. kapsamındaki taşkınlıklar
İtirazın iptali, menfi tespit, istirdat 6325 s. HUAK m.18/A Yalnızca dava şartı kapsamındaki alacaklara ilişkin olduğunda

Önemli bir istisna: 7036 sayılı Kanun m.3/3 uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır. Bu tür dosyalarda doğrudan dava açılabilir.

Genel kural olarak, dava şartının yerine getirilmediği anlaşılırsa mahkeme herhangi bir işlem yapmaksızın davayı usulden reddeder. Bu, tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı değildir; sonradan arabulucuya başvurmak açılmış davayı kurtarmaz.

Arabuluculuk Sürecinde Kritik Süreler

Arabuluculukta hata yapılan noktaların önemli bir kısmı, hukuki değerlendirmeden değil takvimden kaynaklanır. Aşağıdaki tablo, uygulamada en çok başvurulan süreleri özetlemektedir.

Süreç Süre Uzatma İmkânı
Arabulucunun süreci sonuçlandırması (genel) 3 hafta Zorunlu hâlde en fazla 1 hafta
Arabulucunun süreci sonuçlandırması (ticari) 6 hafta Zorunlu hâlde en fazla 2 hafta
İşe iade için arabulucuya başvuru Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay Yok (hak düşürücü)
Anlaşamama hâlinde işe iade davası Son tutanak tarihinden itibaren 2 hafta Yok (hak düşürücü)
Yetki itirazı üzerine yetkili büroya başvuru 1 hafta Yok

Sürecin en çok gözden kaçan avantajı ise HUAK m.16/2 hükmünde saklıdır: Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz. Yani süreç, alacağınızın zamanaşımına uğramasına yol açmaz.

Buna karşılık, işe iade taleplerindeki 1 aylık başvuru süresi bu korumadan yararlanmaz; süre kaçırıldığında talep hakkı tümüyle sona erer.

Emsal Kararlar Işığında Arabuluculuk: Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Yaklaşımı

Teorik çerçeveyi anlamak yetmez; yargı organlarının bu kurumu nasıl yorumladığını bilmek gerekir. Aşağıda, uygulamaya yön veren üç temel içtihat eğilimini özetliyoruz.

1. Anayasa Mahkemesi: Zorunlu Arabuluculuk Mahkemeye Erişim Hakkını İhlal Etmez

Zorunlu arabuluculuğun yürürlüğe girmesinin ardından, düzenlemenin Anayasa m.36’da güvence altına alınan hak arama hürriyetini ihlal ettiği ileri sürülerek iptal istemleri gündeme gelmiştir.

Anayasa Mahkemesi, norm denetimi kapsamında verdiği kararlarda bu istemleri reddetmiştir. Mahkemenin gerekçesi özetle şudur: Arabuluculuk şartı, dava hakkını ortadan kaldırmamakta, yalnızca kullanımını belirli bir usule bağlamaktadır. Süreç kısa sürelidir, anlaşmama hâlinde dava yolu derhâl açılır ve masrafların önemli bölümü Devlet bütçesinden karşılanır. Bu nedenle sınırlama ölçülülük ilkesine aykırı görülmemiştir.

Bu yaklaşımın pratik sonucu nettir: Arabuluculuk şartını “formalite” sayıp atlamak, anayasal bir itiraz zemini yaratmaz; yalnızca davanızın reddine yol açar.

2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Anlaşma Belgesinin Kapsamı Sınırlıdır

İş hukuku uyuşmazlıklarının temyiz mercii olan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi‘nin yerleşik uygulamasına göre, arabuluculuk anlaşma belgesi yalnızca tutanakta açıkça sayılan alacak kalemleri bakımından bağlayıcıdır.

Dairenin gerekçesi şu esasa dayanır: Arabuluculuk, tarafların üzerinde tasarruf edebildikleri konularda iradeye dayalı bir çözümdür; irade, ancak müzakere edilip tutanağa geçirilen kalemler üzerinde oluşmuş sayılır. Bu nedenle tutanakta hiç konuşulmamış bir alacak kalemi (örneğin fazla mesai ücreti), anlaşma belgesinin kapsamında kabul edilmez ve bu kalem için ayrıca dava açılabilir.

Ancak buradaki kritik nokta şudur: Tutanağa “tüm işçilik alacaklarımı aldım, başkaca hiçbir talebim yoktur” biçiminde genel ve kapsayıcı bir ibra ifadesi konulmuşsa, sonradan dava açmak son derece güçleşir. Bu tek cümle, yıllarca birikmiş hakları bir anda tüketebilmektedir.

3. Yargıtay: İlk Toplantıya Katılmamanın Bedeli

HUAK m.18/A/11 uyarınca, geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, dava sonunda kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.

Yargıtay’ın ilgili daireleri, bu hükmü usul ekonomisi ve dürüstlük kuralının bir yansıması olarak yorumlamakta; “mazeret”in somut, belgelenebilir ve ciddi olması gerektiğini kabul etmektedir. Yoğunluk veya tebligatı “geç fark etme” gibi soyut gerekçeler mazeret sayılmamaktadır.

Not: Emsal kararların güncel esas ve karar numaraları ile tam metinleri, somut dosyanızın niteliğine göre değişkenlik gösterebilir. Göktepe Hukuk Bürosu olarak, dosyanıza en yakın tarihli içtihatların taranmasını süreç öncesi hazırlığın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.

Uygulamadan Varsayımsal Vaka Örnekleri

Hukuki kuralların günlük hayatta nasıl karşılık bulduğunu göstermek için, kişi ve kurum adları içermeyen üç varsayımsal senaryo inceleyelim.

Senaryo 1: Aceleye Gelen Anlaşma Tutanağı

Maltepe’de bir lojistik firmasında 9 yıl çalışan bir işçinin iş sözleşmesi feshedilir. İşveren, arabuluculuk masasında kıdem tazminatı olarak hesaplanan tutarın yaklaşık yarısını teklif eder ve “bugün imzalarsan hemen ödeyelim” der. İşçi, avukatı olmadan ve fazla mesai ile yıllık izin alacaklarını hiç gündeme getirmeden tutanağı imzalar.

Tutanakta “tüm işçilik alacaklarına ilişkin karşılıklı olarak ibra edildikleri” ifadesi yer almaktadır. İşçi, altı ay sonra fazla mesai alacağı için dava açmak istediğinde bu ibra ifadesiyle karşılaşır.

Hukuki değerlendirme: Genel kural olarak, tutanakta açıkça müzakere edilmemiş kalemler bakımından dava yolu açık kabul edilse de, kapsamlı ibra ifadesi bu tezi ciddi biçimde zayıflatır. İşçinin elinde kalan tek yol, irade fesadı (baskı, aldatma, yanılma) iddiasını ispatlamaktır; bu da hâkimin takdir yetkisi dâhilinde, güçlü delil gerektiren bir süreçtir.

Senaryo 2: Yanlış Büroya Yapılan Başvuru

Bir esnaf, Maltepe’deki iş yeri için ticari alacağını tahsil etmek üzere, karşı tarafın ikametgâhının bulunduğu başka bir ilçedeki arabuluculuk bürosuna başvurur. Karşı taraf ilk toplantıda yetki itirazında bulunur; arabulucu dosyayı işlemden kaldırır.

Hukuki değerlendirme: Başvurucu, bir hafta içinde yetkili büroya yeniden başvurmak zorundadır. Bu süre kaçırılırsa, arabuluculuk süresince duran zamanaşımı korumasından yararlanma iddiası tartışmalı hâle gelir. Yetki, başvurudan önce değerlendirilmesi gereken teknik bir konudur.

Senaryo 3: Kiracının Tahliyesinde Atlanan Dava Şartı

Maltepe’de bir daire sahibi, kiracısının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle doğrudan sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açar. Mahkeme, 6325 sayılı Kanun m.18/B uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğunu tespit eder.

Hukuki değerlendirme: Dava, esasa girilmeksizin usulden reddedilir. Taşınmaz sahibi hem aylarca zaman kaybeder hem de yargılama giderlerine katlanır. Buna karşılık, İİK hükümlerine göre ilamsız icra yoluyla tahliye talebi bu şartın dışında tutulmuştur; doğru yolun baştan seçilmesi süreci aylar kısaltabilirdi.

Arabuluculuk Ücreti: Kim, Ne Kadar Öder?

Ücret konusu, tarafların masaya oturma kararını doğrudan etkileyen bir başlıktır. Sistem, dava şartı arabuluculukta katılımı teşvik edecek biçimde kurgulanmıştır.

  • Anlaşamama hâlinde: Dava şartı arabuluculukta, tarafların ilk iki saatlik ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Bu tutar sonradan yargılama gideri sayılarak haksız çıkan taraftan tahsil edilir.
  • İki saati aşan görüşmelerde: Aşan kısma ilişkin ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak karşılanır.
  • Anlaşma hâlinde: Ücret, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca anlaşılan tutar üzerinden nispi olarak hesaplanır ve kural olarak taraflarca eşit ödenir.
  • Avukatlık ücreti: Arabuluculukta avukatla temsil zorunlu değildir; ancak talep edilmesi hâlinde vekâlet ücreti ayrıca gündeme gelir.

Ücretin nispi hesaplanması, “anlaşılan tutarın” stratejik bir değişken olduğunu gösterir. Göktepe Hukuk Bürosu olarak, müzakere öncesinde alacak kalemlerinin ve muhtemel maliyetin birlikte hesaplanmasını öneriyoruz.

Arabuluculuk Masasında Sık Yapılan 5 Kritik Hata

Yıllara yayılan dosya tecrübemizde, hak kaybına doğrudan yol açan hatalar şu beş başlıkta yoğunlaşmaktadır:

  1. Belgesiz masaya oturmak. Karşı taraf dosyasıyla hazır gelirken, sözlü anlatıma dayanmak asimetrik bir müzakere yaratır.
  2. Tutanağı okumadan imzalamak. Özellikle genel ibra ifadeleri, sonraki tüm davaların önünü kapatabilir.
  3. Alacak kalemlerini eksik saymak. Tutanakta yer almayan kalem, çoğu zaman müzakere edilmemiş sayılır; ancak bunu sonradan ispat etmek zordur.
  4. Süreleri takip etmemek. Özellikle işe iade davalarındaki 1 aylık ve 2 haftalık süreler affetmez niteliktedir.
  5. İlk toplantıya katılmamak. Davayı kazansanız dahi yargılama giderinin tamamına katlanma riski doğar.

Arabuluculuğa hazırlanırken toplanması gereken temel belgeler şunlardır: sözleşme metni, ödeme dekontları ve banka dökümleri, bordrolar, ihtarnameler, yazışmalar (e-posta ve mesajlar), fesih veya tahliye bildirimleri ile varsa tanık listesi.

Göktepe Hukuk Bürosu ile Maltepe Arabuluculuk Süreçlerinde Temsil

Arabuluculuk, mahkeme salonundan daha az resmî olabilir; fakat hukuki sonuçları bakımından en az mahkeme kararı kadar bağlayıcıdır. Nitekim HUAK m.18 uyarınca, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.

Bu, imzaladığınız tek sayfalık bir tutanağın doğrudan icraya konulabilecek bir mahkeme kararı gücü taşıması demektir. Aynı güç, aleyhinize olan bir metin için de geçerlidir.

Göktepe Hukuk Bürosu olarak; Maltepe ve İstanbul Anadolu Adliyesi yargı çevresindeki ilçelerde işçilik alacakları, ticari alacaklar, kira uyuşmazlıkları, kat mülkiyeti ve ortaklığın giderilmesi dosyalarında arabuluculuk süreçlerinin hazırlığını, müzakere aşamasını ve anlaşma belgesinin kaleme alınmasını titizlikle yürütüyoruz. Anlaşma sağlanamaması hâlinde ise dosya, gecikmeksizin dava aşamasına taşınmaktadır.

Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğunu ve sonucun hâkimin takdir yetkisi dâhilinde değişebileceğini hatırlatırız. Bu nedenle, bir arabuluculuk bürosundan tebligat aldığınızda ya da başvuru yapmayı düşündüğünüzde, ilk toplantı öncesinde hukuki danışmanlık almanız en akılcı tercihtir.

Sıkça Sorulan Sorular

Maltepe arabuluculuk başvurusu nereye yapılır?

Maltepe’de müstakil adliye bulunmadığından, başvurular kural olarak İstanbul Anadolu Adliyesi Arabuluculuk Bürosu‘na yapılır. Başvuru bizzat, avukat aracılığıyla veya e-Devlet üzerinden gerçekleştirilebilir. Yetkili büro, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yere göre belirlenir (HUAK m.18/A).

Arabuluculuğa katılmazsam ne olur?

Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davayı kazansa dahi yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez (HUAK m.18/A/11). Ayrıca süreç, karşı taraf için son tutanakla tamamlanır ve dava yolu açılır.

Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren süreci genel olarak 3 hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla 1 hafta uzatılabilir. Ticari uyuşmazlıklarda süre 6 hafta, uzatma ise en fazla 2 haftadır.

Arabuluculuk anlaşma belgesi bağlayıcı mıdır?

Evet. Taraflar, avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır (HUAK m.18). Yani doğrudan icraya konulabilir. Bu nedenle tutanaktaki her ifade dikkatle okunmalı, genel ibra beyanlarından kaçınılmalıdır.

Her uyuşmazlık için arabuluculuk zorunlu mudur?

Hayır. Zorunluluk, kanunda açıkça sayılan uyuşmazlıklar için geçerlidir. Örneğin iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davaları ile ilamsız icra yoluyla tahliye talepleri dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır. Diğer özel hukuk uyuşmazlıklarında ise ihtiyari arabuluculuğa her zaman başvurulabilir.

Hukuki Bilgi Notu

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her hukuki durum kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut durumunuz için bir avukattan danışmanlık almanız önerilir.