Güngören; Merter, Tozkoparan, Güneştepe ve Mareşal Çakmak gibi yoğun konut bölgeleriyle, aynı zamanda tekstil ve toptan ticaretin kalbinin attığı işyerleriyle İstanbul’un en hareketli kira piyasalarından birine sahiptir. Bu yoğunluk, kiracı ile kiraya veren (ev sahibi) arasındaki uyuşmazlıkları da beraberinde getirmektedir. Kira artışı, tahliye, depozito iadesi ve hasar tazmini gibi konularda yapılan küçük bir usul hatası, telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir.
Bu rehberde, Güngören kira avukatı olarak en sık karşılaştığımız soruları; güncel mevzuat, Yargıtay kararları ve uygulamadan örneklerle ele alıyoruz. Amacımız, ister kiracı ister ev sahibi olun, haklarınızı ve izlemeniz gereken yolu açık bir dille ortaya koymaktır.
Önemli not: Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her kira uyuşmazlığı, sözleşme hükümlerine ve somut olayın özelliklerine göre farklı sonuçlar doğurabilir.
Güngören’deki Kira Uyuşmazlıklarında Yetkili Mahkeme ve İcra Daireleri
Güngören ilçesi, yargı çevresi bakımından İstanbul Bakırköy Adliyesi‘ne bağlıdır. Bakırköy Adliyesi; Bakırköy, Zeytinburnu, Bağcılar, Esenler, Bahçelievler ve Güngören olmak üzere altı ilçeye hizmet veren, ülkemizin en yoğun adliyelerinden biridir.
Kira uyuşmazlıklarında görev ve yetki kuralları şöyle özetlenebilir:
- Görevli mahkeme: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 4/1-a uyarınca, kira ilişkisinden doğan alacak davaları dahil tüm kira uyuşmazlıklarında Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
- Yetkili mahkeme: Genel kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi (HMK m. 6) ile sözleşmenin ifa yeri mahkemesi (HMK m. 10) yetkilidir. Taşınmaz Güngören’de ise uygulamada dava genellikle Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemeleri‘nde görülür.
- İcra takibi: Kira alacağı ve tahliye talepli ilamsız takipler, kural olarak Bakırköy icra daireleri üzerinden yürütülür.
Göktepe Hukuk Bürosu olarak Bakırköy Adliyesi’nin işleyişini, kalem pratiklerini ve bilirkişi uygulamalarını yakından takip ediyoruz. Bu yerel deneyim, özellikle sürelerin kritik olduğu kira davalarında önemli bir avantaj sağlar.
Kira Hukukunun Yasal Çerçevesi: Bilmeniz Gereken Temel Kurallar
Konut ve çatılı işyeri kiraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 339–356 arasında özel olarak düzenlenmiştir. Kanun koyucu, kiracıyı ekonomik açıdan daha zayıf taraf kabul ettiği için bu hükümlerin önemli bir kısmı kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m. 354).
Aşağıdaki tablo, Güngören’de en sık karşılaştığımız konuların yasal dayanaklarını özetlemektedir:
| Konu | Yasal Dayanak | Temel Kural |
|---|---|---|
| Kira artışı | TBK m. 344 | Konut ve çatılı işyerlerinde artış, önceki kira yılının 12 aylık TÜFE ortalamasını geçemez. |
| Kira tespit davası | TBK m. 344, 345 | 5 yılı aşan kiralarda veya her 5 yılda bir, hakkaniyete göre yeni kira bedeli belirlenebilir. |
| Güvence bedeli (depozito) | TBK m. 342 | En fazla 3 aylık kira bedeli kadar olabilir; para ise vadeli tasarruf hesabına yatırılır. |
| Sözleşmenin uzaması | TBK m. 347 | Kiracı bildirimde bulunmadıkça belirli süreli sözleşme aynı koşullarla 1 yıl uzar. |
| Özenle kullanım | TBK m. 316 | Kiracı kiralananı özenle kullanmak ve komşulara saygı göstermekle yükümlüdür. |
| Tahliye sebepleri | TBK m. 350–352, 355 | Tahliye ancak kanunda sayılan sebeplerle ve sürelere uyularak istenebilir. |
| Zorunlu arabuluculuk | 6325 s. Kanun m. 18/B | Kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. |
Kira Artışında %25 Sınırı Hâlâ Geçerli mi?
Hayır. Konut kiralarında bir dönem uygulanan %25 artış sınırı geçici bir düzenlemeydi ve 1 Temmuz 2024 itibarıyla sona ermiştir. Bugün geçerli olan kural, TBK m. 344’teki on iki aylık TÜFE ortalaması sınırıdır.
Bu oran her ay TÜİK verilerine göre değiştiğinden, artışı hesaplarken kira yılınızın başladığı aya ait güncel oranın esas alınması gerekir. Sözleşmede bu orandan daha yüksek bir artış öngörülmüşse, aşan kısım kural olarak geçersizdir.
10 Yıllık Uzama Süresi: Ev Sahibi Kiracıyı Gerekçesiz Çıkarabilir mi?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında ev sahibi, sözleşme süresi doldu diye kiracıyı tek başına çıkaramaz. Ancak TBK m. 347 uyarınca 10 yıllık uzama süresinin sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir.
Örneğin 1 yıllık bir sözleşme ile başlayan kira ilişkisinde bu hak, ancak 11. kira yılının sonunda doğar. Hesaplama hatası, bildirimin geçersiz sayılmasına neden olabileceğinden bu noktada profesyonel destek alınması tavsiye edilir.
Tahliye Davası: Güngören’de Ev Sahiplerinin Hukuki Yol Haritası
Tahliye, kira hukukunun en çok uyuşmazlık doğuran alanıdır. Kanun, kiracıyı korumak amacıyla tahliye sebeplerini sınırlı sayıda belirlemiş ve her birini sıkı sürelere bağlamıştır. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; yani kaçırıldığında hak kural olarak bir sonraki döneme kadar kullanılamaz.
| Tahliye Sebebi | Yasal Dayanak | Ön Koşul | Dava / Takip Süresi |
|---|---|---|---|
| Kiraya verenin veya yakınlarının konut/işyeri ihtiyacı | TBK m. 350/1 | Gerçek, samimi ve zorunlu ihtiyaç | Kira döneminin bitiminden itibaren 1 ay |
| Yeniden inşa veya esaslı onarım | TBK m. 350/2 | Onarım sırasında kullanımın imkânsız olması | Kira döneminin bitiminden itibaren 1 ay |
| Yazılı tahliye taahhüdü | TBK m. 352/1 | Taahhüdün kiralananın tesliminden sonra verilmesi | Taahhüt edilen tarihten itibaren 1 ay |
| İki haklı ihtar | TBK m. 352/2 | Bir kira yılı içinde kira bedeli için iki yazılı haklı ihtar | Kira yılının bitiminden itibaren 1 ay |
| Kiracının aynı ilçede konutu bulunması | TBK m. 352/3 | Kiracının veya eşinin aynı ilçe sınırlarında oturmaya elverişli konutu olması | Kira döneminin bitiminden itibaren 1 ay |
| Yeni malikin ihtiyacı | TBK m. 351 | Edinmeden itibaren 1 ay içinde yazılı bildirim | Edinmeden itibaren 6 ay sonra |
| Kira bedelinin ödenmemesi | TBK m. 315; İİK m. 269 | Ödeme süresi verilmesi (konutta en az 30 gün) | Süre sonunda fesih ve tahliye |
Dikkat: TBK m. 353 uyarınca kiraya veren, dava açma süresi içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır. Bu imkân, uygulamada sıkça gözden kaçırılmaktadır.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede “Samimiyet” Şartı
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre ihtiyaç nedeniyle tahliye davasında ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir. Geçici, ileride doğması muhtemel veya kiracıyı çıkarıp daha yüksek bedelle kiraya verme amacı taşıyan bir ihtiyaç, kural olarak bu şartı karşılamaz.
İhtiyacın ispatı kiraya verene aittir. Mahkeme; kiraya verenin mevcut konut durumunu, aile yapısını, iş yerinin konumunu ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek takdir yetkisi dahilinde karar verir.
Kiracıyı koruyan önemli bir kural: TBK m. 355 uyarınca ihtiyaç nedeniyle tahliye ettirilen taşınmaz, haklı bir sebep olmaksızın üç yıl boyunca eski kiracıdan başkasına kiraya verilemez. Bu kurala aykırı davranan kiraya veren, eski kiracıya son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olur.
Güngören’e Özgü Bir Tahliye Sebebi: “Aynı İlçede Konut Sahibi Olmak”
TBK m. 352/3, kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutunun bulunması hâlinde, kiraya verene tahliye hakkı tanır. Bu şartın varlığını kiraya verenin sözleşme kurulurken bilmemesi gerekir.
Güngören gibi sınırları dar ve yoğun nüfuslu bir ilçede bu hüküm pratik önem taşır. Örneğin Merter’de oturan kiracının Güneştepe’de bir dairesi bulunuyorsa, somut koşullara göre bu sebebe dayanılarak tahliye talep edilmesi mümkün olabilir.
Uygulamadan Bir Örnek (Varsayımsal): Güngören Tozkoparan’da bir dairenin sahibi olan Bay A., Kocaeli’de çalışan oğlunun İstanbul’a tayini çıkınca daireye ihtiyaç duyar. 1 Mart başlangıçlı ve her yıl uzayan kira sözleşmesinin dönem sonunu beklemeden, Ocak ayında arabulucuya başvurur ve dava açar.
Bu senaryoda dava, dava açma süresi başlamadan açıldığından ve arabuluculuk başvurusu da erken yapıldığından usulden reddedilme riskiyle karşı karşıyadır. Doğru yol; Mart ayının ilk günlerinde arabulucuya başvurmak, anlaşma sağlanamazsa kalan süre içinde dava açmak ya da TBK m. 353’teki yazılı bildirim imkânını kullanarak süreyi bir yıl uzatmaktır.
Emsal Kararlar: Yargıtay Kira Davalarına Nasıl Bakıyor?
1. Arabuluculuk Başvurusunun Zamanlaması – Yargıtay 3. HD, 2025/1495 E., 2025/3048 K.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 26.05.2025 tarihli ve 2025/1495 E., 2025/3048 K. sayılı kararıyla, Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki önemli bir görüş ayrılığını gidermiştir. Uyuşmazlık, ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında zorunlu arabuluculuk başvurusunun dava açma süresi başlamadan önce yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.
Kararın özeti: Daire, TBK m. 350’ye dayanan ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında arabuluculuk başvurusunun, tahliye davası açma hakkı doğduktan sonra, yani dava açma süresi içinde yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Süre başlamadan yapılan başvuru, dava şartını yerine getirmiş sayılmaz.
Hukuki gerekçe (sade anlatımla):
- Arabuluculuk, taraflar arasında gerçekten doğmuş bir uyuşmazlığı çözmeye yöneliktir. Henüz tahliye hakkı doğmamışken yapılan başvuru, yalnızca bir formalite niteliği taşır.
- Dava açma süresi kamu düzenine ilişkindir; mahkeme bunu kendiliğinden dikkate alır.
- Kiraya veren bu yorumdan zarar görmez; çünkü arabuluculukta geçen süre, hak düşürücü sürenin hesabında dikkate alınmaz.
Pratik anlamı: Güngören’de ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açmayı planlayan ev sahiplerinin, arabuluculuk başvurusunu kira döneminin bittiği tarihten sonra yapmaları gerekir. Erken davranmak, avantaj değil, ciddi bir risktir.
2. Süresinden Önce Açılan Dava – Yargıtay 6. HD, 2015/8286 E., 2016/3259 K.
Yukarıdaki kararda da atıf yapılan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2015/8286 E., 2016/3259 K. sayılı kararı, kira süresi sona ermeden açılan tahliye davasının zamansız açıldığı gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Daireye göre dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olduğundan, kiracı bu itirazı ileri sürmese bile mahkeme bunu kendiliğinden gözetmelidir. Bu karar, kira davalarında “doğru zamanda harekete geçmenin” davanın esasından önce gelen bir mesele olduğunu açıkça göstermektedir.
Kira Tespit ve Uyarlama Davası: Değişen Ekonomik Koşullarda Kira Bedeli
Yüksek enflasyon dönemlerinde, özellikle uzun süreli kiralarda kira bedeli ile piyasa rayici arasındaki fark çok açılabilir. Kanun bu dengesizliği gidermek için iki ayrı yol öngörmektedir:
- Kira tespit davası (TBK m. 344/3): Beş yılı aşan kira ilişkilerinde ve her beş yıllık dönemden sonra, yeni kira yılının kira bedeli; TÜFE değişimi, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri dikkate alınarak hakkaniyete göre hâkim tarafından belirlenir.
- Uyarlama davası (TBK m. 138): Sözleşme kurulurken öngörülemeyen olağanüstü bir değişiklik, edimler arasındaki dengeyi bir taraf aleyhine aşırı ölçüde bozmuşsa, sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması talep edilebilir. Bu dava, beş yıllık süre dolmadan da gündeme gelebilir; ancak şartları oldukça sıkı yorumlanır.
Kira Tespit Davasında Süreler
TBK m. 345 uyarınca kira tespit davası, her zaman açılabilir. Ancak yeni kira bedelinin yeni kira döneminin başından itibaren geçerli olması için davanın:
- Yeni dönemin başlangıcından en geç 30 gün önce açılması veya
- Kiraya verenin bu süre içinde kiracıya kira bedelinin artırılacağını yazılı olarak bildirmiş olması gerekir.
Bu şartlar yerine getirilmezse, mahkemenin belirlediği yeni bedel ancak bir sonraki kira döneminden itibaren uygulanır.
Uygulamadan Bir Örnek (Varsayımsal): Merter’de 2016’dan bu yana tekstil atölyesi olarak kiralanan bir işyerinin aylık kirası, çevredeki benzer işyerlerinin oldukça altında kalmıştır. İşyeri sahibi Bayan B., yeni dönem başlamadan 30 gün önce kiracısına yazılı bildirim gönderir, ardından zorunlu arabuluculuğa başvurur.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamaz ve kira tespit davası açılır. Mahkeme, bilirkişi aracılığıyla Merter’deki emsal işyeri kiralarını inceler. Yargıtay uygulamasında, eski kiracı lehine hakkaniyet indirimi yapılması yaygın olduğundan, belirlenen bedel genellikle piyasa rayicinin bir miktar altında kalır. Sonuç, emsal raporunun niteliğine ve hâkimin takdirine göre değişecektir.
Kiracı Hakları: Güngören’deki Kiracıların Bilmesi Gerekenler
Kira hukuku yalnızca ev sahiplerini değil, kiracıları da güçlü bir şekilde korur. Kiracı olarak başlıca haklarınız şunlardır:
- Ayıpsız kullanım hakkı (TBK m. 301): Kiraya veren, kiralananı sözleşmeye uygun kullanıma elverişli durumda teslim etmek ve bu durumda bulundurmakla yükümlüdür.
- Ayıp hâlinde haklar (TBK m. 305–307): Kiralananda sonradan ortaya çıkan ayıpların giderilmesini, kira bedelinden indirim yapılmasını veya koşulları varsa zararın giderilmesini isteyebilirsiniz.
- Fahiş artışa karşı koruma (TBK m. 344): TÜFE sınırını aşan artış talepleri kural olarak geçersizdir; fazladan ödediğiniz tutarı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirsiniz.
- Depozitonun iadesi (TBK m. 342): Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesinden itibaren üç ay içinde kiracıya karşı dava açtığını veya icra takibi başlattığını bankaya bildirmezse, banka sizin isteğiniz üzerine güvence bedelini iade etmekle yükümlüdür.
- Kanunda öngörülmeyen bir sebeple tahliye edilmeme: Ev sahibinin “evi satacağım”, “daha yüksek kiraya vereceğim” gibi gerekçeleri, tek başına tahliye sebebi değildir.
Tahliye Taahhütnamesi İmzalarken Dikkat!
Uygulamada en sık karşılaştığımız sorunlardan biri, kiracılara sözleşme ile aynı gün, tarihi boş bırakılmış bir tahliye taahhütnamesi imzalatılmasıdır. TBK m. 352/1, taahhüdün kiralananın tesliminden sonra ve yazılı olarak verilmesini şart koşar.
Kiralananın tesliminden önce veya sözleşme ile birlikte imzalatılan taahhütnameler, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre kural olarak geçersiz kabul edilir. Ancak taahhüdün ne zaman verildiğini ispat yükü kiracıdadır; bu nedenle tanık, yazışma ve diğer delillerin önceden korunması önemlidir.
Uygulamadan Bir Örnek (Varsayımsal): Güneştepe’de oturan kiracı C., üç yıl sonra ev sahibinin kendisine karşı tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi başlattığını öğrenir. Taahhütnamede tarih olarak geçen yılın tarihi yazılıdır; oysa kiracı belgeyi ilk gün sözleşmeyle birlikte, tarihsiz olarak imzalamıştır.
Kiracı, icra emrine karşı süresi içinde itiraz eder ve taahhüdün teslimden önce alındığını, sözleşmeyle aynı mürekkep ve tarzda düzenlendiğini, emlakçı tanığıyla birlikte ileri sürer. Bu tür bir savunmanın kabul görüp görmeyeceği, sunulan delillerin gücüne ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.
Kira Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk
1 Eylül 2023 tarihinden itibaren, 7445 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na eklenen m. 18/B uyarınca, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartı hâline gelmiştir. Arabulucuya başvurmadan açılan dava, usulden reddedilir.
Arabuluculuk Kapsamına Girenler ve Girmeyenler
| Arabuluculuk Zorunlu | Arabuluculuk Zorunlu Değil |
|---|---|
| Kira tespit davası | İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliye takipleri (ör. tahliye taahhüdüne veya kira borcuna dayalı takipler) |
| İhtiyaç, yeniden inşa veya iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davaları | |
| Kira alacağı ve depozito iadesi davaları | |
| Kiralananın hasarı nedeniyle tazminat talepleri | |
| Uyarlama davaları |
Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
- Başvuru: Dava açılacak yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna (Güngören için kural olarak Bakırköy Adliyesi Arabuluculuk Bürosu) yapılır.
- Görüşmeler: Arabulucu, kanunda öngörülen kısa süre içinde (genel kural olarak birkaç hafta) tarafları bir araya getirir.
- Anlaşma: Taraflar anlaşırsa düzenlenen anlaşma belgesi, kanunda öngörülen şartlarla mahkeme ilamı niteliğinde olup icraya konulabilir.
- Anlaşamama: Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak, dava dilekçesine eklenir ve dava şartı yerine getirilmiş olur.
Göktepe Hukuk Bürosu olarak arabuluculuk masasını, davanın ilk duruşması kadar ciddiye alıyoruz. Bu aşamada imzalanan bir belge, sonradan dava yolunu tamamen kapatabilir. Bu nedenle anlaşma metnini, sonuçlarını tam olarak anlamadan imzalamamanızı öneririz.
Kira Alacağı İçin İcra Takibi ve Tahliye
Kiracı kira bedelini ödemiyorsa, ev sahibinin önünde iki temel yol vardır:
- Tahliye talepli ilamsız icra takibi (İİK m. 269 vd.): Kiracıya gönderilen ödeme emrinde, konut ve çatılı işyerleri için 30 günlük ödeme süresi verilir. Kiracı bu sürede ödeme yapmaz ve itiraz da etmezse, kiraya veren İcra Mahkemesi‘nden tahliye talep edebilir. Bu yol, zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır.
- Temerrüt nedeniyle fesih ve tahliye davası (TBK m. 315): Kiraya veren, kiracıya yazılı olarak en az 30 günlük süre verip bu süre içinde ödeme yapılmazsa sözleşmeyi feshedeceğini bildirir. Ödeme yapılmazsa açılacak tahliye davası öncesinde arabuluculuğa başvurmak zorunludur.
Hangi yolun daha hızlı ve uygun olduğu; sözleşmenin yazılı olup olmadığına, kiracının itiraz ihtimaline ve birikmiş borcun tutarına göre değişir. Yanlış yolun seçilmesi, sürecin aylarca uzamasına neden olabilir.
Güngören Kira Avukatı Hangi Konularda Destek Sağlar?
Göktepe Hukuk Bürosu olarak Güngören ve Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki kiracı ve kiraya verenlere şu konularda hukuki destek sunuyoruz:
- Kira sözleşmesi hazırlanması ve incelenmesi (konut, işyeri, karma kullanımlı taşınmazlar)
- Tahliye davaları (ihtiyaç, yeniden inşa, iki haklı ihtar, tahliye taahhüdü, yeni malik)
- Kira tespit ve uyarlama davaları
- Tahliye talepli ilamsız icra takipleri ve itirazın kaldırılması süreçleri
- Depozito iadesi ve kiralananın hasarına ilişkin tazminat talepleri
- Haksız tahliye girişimlerine karşı kiracı savunması
- Zorunlu arabuluculuk sürecinde temsil ve müzakere
- Ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talepleri
Bir Kira Avukatıyla Görüşmeden Önce Hazırlamanız Gereken Belgeler
Hukuki değerlendirmenin sağlıklı yapılabilmesi için ilk görüşmeye şu belgelerle gelmeniz süreci önemli ölçüde hızlandırır:
- Kira sözleşmesi ve varsa ek protokoller
- Kira ödemelerine ilişkin banka dekontları
- Taraflar arasındaki ihtarnameler, e-posta, WhatsApp ve SMS yazışmaları
- Varsa tahliye taahhütnamesi
- Kiralananın teslim tutanağı ve fotoğrafları
- Tapu kaydı (özellikle yeni malikin tahliye talebinde)
- Depozitonun yatırıldığına ilişkin banka belgesi
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Güngören’deki kira davaları hangi mahkemede görülür?
Güngören, Bakırköy Adliyesi yargı çevresindedir. Kira uyuşmazlıklarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan, davalar kural olarak Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemeleri‘nde görülür. Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekir.
2026 yılında kira artışı en fazla ne kadar olabilir?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında yıllık artış, TBK m. 344 uyarınca bir önceki kira yılının 12 aylık TÜFE ortalamasını geçemez. %25 sınırı 1 Temmuz 2024’te sona ermiştir. Geçerli oran, kira yılınızın başladığı aya ait TÜİK verisine göre belirlenir.
Ev sahibi kiracıyı ihtiyaç nedeniyle ne zaman çıkarabilir?
Ev sahibi; kendisi, eşi, çocukları, anne-babası veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler için gerçek, samimi ve zorunlu bir konut ihtiyacı varsa tahliye davası açabilir. Arabuluculuk başvurusu ve dava, kira döneminin bitiminden itibaren 1 ay içinde yapılmalıdır. Tahliye ettirilen konut, 3 yıl boyunca başkasına kiraya verilemez.
Depozitomu ev sahibi iade etmiyorsa ne yapmalıyım?
Depozito bankaya yatırılmışsa ve ev sahibi sözleşmenin bitiminden itibaren 3 ay içinde size karşı dava veya icra takibi başlattığını bankaya bildirmemişse, bankaya başvurarak iadeyi isteyebilirsiniz. Depozito elden verilmişse, önce zorunlu arabuluculuğa başvurulur; anlaşma sağlanamazsa alacak davası açılabilir.
Avukat Selin Göktepe Anlatıyor
Kira hukukunda haklı olmak tek başına yeterli değildir; hakkınızı doğru zamanda ve doğru usulle kullanmanız gerekir. Yargıtay’ın 2025 tarihli kararının da gösterdiği gibi, birkaç gün erken yapılan bir arabuluculuk başvurusu bile davanın esasına girilmeden reddedilmesine yol açabilir.
Güngören’de bir kira uyuşmazlığı yaşıyorsanız, ister kiracı ister ev sahibi olun, yalnız değilsiniz. Göktepe Hukuk Bürosu olarak, somut olayınızın özelliklerini değerlendirerek haklarınızı ve izlenebilecek yolları açık bir dille ortaya koymaya hazırız. Uyuşmazlığın ilk aşamasında alınan hukuki destek, sürecin seyrini çoğu zaman belirleyici ölçüde etkiler.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her hukuki durum kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut durumunuz için bir avukattan danışmanlık almanız önerilir.