Bir yakının kaybı, acının yanı sıra çoğu zaman beklenmedik hukuki kararları da beraberinde getirir. Miras kalan bir dairenin paylaşımı, vefat edenin borçları ya da sağlığında yapılmış şüpheli bir tapu devri; aile içinde yıllarca sürebilecek uyuşmazlıkların başlangıç noktası olabilir.

Miras hukukunda en büyük risk, sürelerin kaçırılmasıdır. Mirası reddetmek için tanınan üç aylık süre ya da tenkis davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra, çoğu durumda telafi imkânı kalmaz.

Bu rehberde; Ataşehir’de miras avukatı desteğine hangi durumlarda ihtiyaç duyulduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun temel kurallarını, yüksek mahkeme kararlarını ve 2026 yılında yürürlüğe giren güncel değişiklikleri sade bir dille ele alıyoruz. Göktepe Hukuk Bürosu olarak amacımız, sürecin her aşamasında bilinçli karar vermenizi kolaylaştırmaktır.

Kısaca Bilmeniz Gerekenler

  • Reddi miras süresi: Ölümün öğrenilmesinden itibaren 3 ay (TMK m. 606).
  • Tenkis davası süresi: Öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde 10 yıl (TMK m. 571).
  • Muris muvazaası davası: Kural olarak herhangi bir süreye bağlı değildir.
  • Ortaklığın giderilmesi: Dava açmadan önce arabulucuya başvuru zorunludur.
  • Ataşehir’deki davalar: Kartal’daki İstanbul Anadolu Adalet Sarayı‘nda görülür.

Miras Hukuku Nedir? Temel Kavramlar ve Yasal Dayanak

Miras hukuku, bir kişinin ölümüyle birlikte malvarlığının, haklarının ve borçlarının kimlere, hangi oranda ve hangi usulle geçeceğini düzenler. Türk hukukunda temel dayanak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 495 ila 682. maddeleri arasındaki hükümlerdir.

Kanuna göre mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kazanır (TMK m. 599). Bu, yalnızca malların değil, borçların da mirasçılara geçtiği anlamına gelir. Bu nedenle miras, her zaman bir kazanç değildir.

Kavram Sade Anlamı
Mirasbırakan (Muris) Vefat eden ve malvarlığı mirasçılara geçen kişi
Tereke Mirasbırakanın geride bıraktığı mal, hak ve borçların tamamı
Yasal Mirasçı Kanun gereği mirasçı olan eş ve kan hısımları
Atanmış Mirasçı Vasiyetname veya miras sözleşmesiyle belirlenen mirasçı
Saklı Pay Mirasbırakanın vasiyetle dahi dokunamayacağı, kanunla korunan pay
Tenkis Saklı payı zedeleyen tasarrufların yasal sınıra indirilmesi

Yasal Mirasçılar Kimlerdir? Zümre Sistemi

Türk Medeni Kanunu, yasal mirasçıları “zümre” (derece grubu) sistemine göre sıralar. Önceki zümrede mirasçı varsa, sonraki zümreye miras geçmez.

  • Birinci zümre – Altsoy (TMK m. 495): Çocuklar eşit paylarla mirasçı olur. Mirasbırakandan önce ölmüş bir çocuğun payı, onun çocuklarına (torunlara) geçer.
  • İkinci zümre – Ana, baba ve onların altsoyu (TMK m. 496): Altsoy yoksa miras anne ve babaya; onlar da vefat etmişse kardeşlere ve yeğenlere geçer.
  • Üçüncü zümre – Büyük ana ve babalar (TMK m. 497): İlk iki zümrede mirasçı yoksa gündeme gelir.
  • Evlatlık (TMK m. 500): Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısmı gibi mirasçı olur.
  • Devlet (TMK m. 501): Hiç mirasçı bulunmaması hâlinde miras devlete geçer.

Sağ Kalan Eşin Miras Payı

Sağ kalan eşin payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir (TMK m. 499):

Eş Kiminle Birlikte Mirasçı? Eşin Payı
Mirasbırakanın altsoyu (çocuklar, torunlar) 1/4
Ana-baba zümresi (anne, baba, kardeşler) 1/2
Büyük ana-baba zümresi 3/4
Hiçbiri yoksa Mirasın tamamı

Örnek Senaryo: Ataşehir Küçükbakkalköy’de yaşayan ve adına kayıtlı bir dairesi bulunan Bay K., eşi ve iki çocuğunu geride bırakarak vefat ediyor. Genel kural olarak eş mirasın 1/4‘ünü, çocukların her biri ise kalan 3/4’ün yarısı olan 3/8‘ini alır. Ancak somut olayda vasiyetname, evlilik mal rejimi veya sağlığında yapılmış devirler bu tabloyu değiştirebilir.

Önemli not: Eşin miras payından önce, edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamındaki mal rejimi alacağının ayrıca hesaplanması gerekir. Bu adımın atlanması, sağ kalan eşin ciddi hak kaybına uğramasına neden olabilir.

Saklı Pay: Mirasbırakan Malını Dilediğine Bırakabilir mi?

Kişi, sağlığında ve vasiyetname yoluyla malvarlığı üzerinde tasarruf edebilir; ancak bu özgürlük sınırsız değildir. Kanun, en yakın aile üyelerini saklı pay ile korur (TMK m. 505-506).

Saklı Paylı Mirasçı Saklı Pay Oranı
Altsoy (çocuklar, torunlar) Yasal miras payının yarısı
Ana ve baba Her biri için yasal miras payının dörtte biri
Sağ kalan eş (altsoy veya ana-baba zümresiyle mirasçıysa) Yasal miras payının tamamı
Sağ kalan eş (diğer hâllerde) Yasal miras payının dörtte üçü

Kardeşlerin saklı payı yoktur. Kardeşlere tanınan saklı pay, 2007 yılında 5650 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Dolayısıyla mirasbırakan, altsoyu ve anne-babası yoksa, eşinin saklı payı dışında kalan malvarlığını kardeşleri dışındaki bir kişiye bırakabilir.

Ataşehir Miras Avukatının Takip Ettiği Başlıca Dava ve İşlemler

1. Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Alınması

Mirasçılık belgesi, kimlerin hangi oranda mirasçı olduğunu gösteren resmî belgedir (TMK m. 598). Tapuda intikal, banka hesaplarına erişim ve açılacak davaların neredeyse tamamı bu belgeyle başlar.

  • Nereden alınır? Herhangi bir noterden veya sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir.
  • Ne zaman mahkeme gerekir? Nüfus kayıtlarının yetersiz olduğu veya yabancılık unsuru bulunan bazı durumlarda sulh hukuk mahkemesine başvurmak gerekebilir.
  • Hatalı belge düzeltilebilir mi? Mirasçılık belgesi aksi ispat edilinceye kadar geçerlidir; hatalı düzenlenmişse iptali ve yeniden düzenlenmesi talep edilebilir.

2. Mirasın Reddi (Reddi Miras)

Mirasbırakanın borçları malvarlığından fazlaysa, mirasçılar kişisel mal varlıklarını korumak için mirası reddedebilir (TMK m. 605 vd.).

Gerçek (iradi) red:

  • Süre: Yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay (TMK m. 606).
  • Nereye? Mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla (TMK m. 609). Ataşehir’de son yerleşim yeri bulunan mirasbırakan için başvuru, İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemelerine yapılır.
  • Şart: Beyanın kayıtsız ve şartsız olması gerekir.

Hükmen red (TMK m. 605/2): Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi (borca batıklığı) açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır. Bu durumun tespiti için açılan dava, kural olarak bir süreye bağlı değildir.

Emsal Karar – Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (1942, 24/29 sayılı): Uygulamada terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkin davaların, davanın niteliği gereği tereke alacaklılarının tamamına karşı açılması gerektiği kabul edilmektedir. Güncel uygulamada, 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğünden sonra bu davalarda dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu yönünde görüş ağırlık kazanmıştır.

Dikkat edilmesi gereken kritik husus: Ret süresi dolmadan tereke işlerine karışan, olağan yönetim dışındaki işlemleri yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendine mal eden mirasçı, mirası reddedemez (TMK m. 610/2). Mirasbırakanın aracını satmak, hesabındaki parayı çekmek gibi davranışlar, somut olayın özelliklerine göre mirasın benimsendiği şeklinde yorumlanabilir.

Örnek Senaryo: İçerenköy’de oturan Bayan S., babasının vefatından iki ay sonra bankadan gelen ihtarnamelerle yüklü kredi borçları olduğunu öğreniyor. Babasının hesabındaki küçük bir tutarı çekmemiş ve tereke mallarına dokunmamışsa, kalan bir aylık süre içinde sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirası reddetme imkânı bulunmaktadır. Hesaptaki parayı çekmiş olması hâlinde ise ret hakkının etkilenip etkilenmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

3. Tenkis Davası

Mirasbırakan, vasiyetname veya sağlığında yaptığı bağışlarla saklı payları zedelemişse, saklı paylı mirasçılar tenkis davası açarak bu tasarrufların yasal sınıra indirilmesini isteyebilir (TMK m. 560 vd.).

  • Tenkis sırası (TMK m. 570): Önce ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetname vb.) indirime tabi tutulur; bu yetmezse sağlararası kazandırmalar en yeniden en eskiye doğru tenkis edilir.
  • Hak düşürücü süre (TMK m. 571): Saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl; her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren 10 yıl.
  • Defi hakkı: Tenkis talebi, açılmış bir davaya karşı savunma yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
  • Görevli ve yetkili mahkeme: Asliye hukuk mahkemesi; kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi (6100 sayılı HMK m. 11).

Örnek Senaryo: Eşini daha önce kaybetmiş, iki çocuk annesi Bayan A., tüm malvarlığını oluşturan Ataşehir’deki iki dairesini de el yazılı vasiyetnamesiyle yalnızca bir çocuğuna bırakıyor. Diğer çocuğun yasal miras payı 1/2, saklı payı ise bunun yarısı olan 1/4’tür. Vasiyetnamenin açılmasından ve içeriğini öğrenmesinden itibaren bir yıl içinde tenkis davası açarak, genel kural olarak terekenin 1/4’ü oranındaki saklı payının tamamlanmasını talep edebilir.

4. Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası

Uygulamada en sık karşılaşılan miras uyuşmazlıklarından biridir. Muris muvazaası; mirasbırakanın, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla aslında bağışlamak istediği taşınmazı, tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devretmesidir.

Emsal Karar – Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 01.04.1974 T., 1974/1 E., 1974/2 K.: Bu karar, muris muvazaası davalarının temel dayanağıdır. Karara göre mirasbırakan, mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla tapulu taşınmazını gerçekte bağışlamak isterken tapu memuru önünde satış gibi göstermişse; saklı paylı olsun ya da olmasın, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar bu devrin iptalini dava edebilir.

Hukuki gerekçe (sade anlatımla): Görünürdeki satış sözleşmesi tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için geçersizdir. Gizlenen bağış sözleşmesi ise tapuda resmî şekilde yapılmadığından şekil şartından yoksundur. Bu nedenle devir her iki yönden de hukuken ayakta kalamaz. Bugün bu değerlendirme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi çerçevesinde yapılmaktadır.

Davanın temel şartları:

  1. Devre konu malın tapuda kayıtlı bir taşınmaz olması,
  2. Mirasbırakanın gerçek iradesinin bağış olmasına rağmen işlemin satış veya bakım sözleşmesi olarak gösterilmesi,
  3. Mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırma amacıyla hareket etmesi.

Mahkemenin mal kaçırma amacını araştırırken dikkate aldığı başlıca göstergeler:

  • Tapuda gösterilen bedel ile taşınmazın gerçek değeri arasındaki fahiş fark,
  • Alıcının satın alma tarihindeki ödeme gücü,
  • Mirasbırakanın taşınmazı satması için makul bir ihtiyacının bulunup bulunmadığı,
  • Mirasbırakan ile diğer mirasçılar arasındaki ilişki ve yöresel alışkanlıklar.

Önemli ayrımlar: Yargıtay uygulamasına göre, mirasbırakanın kendisine bakan bir mirasçıya minnet duygusuyla yaptığı devirler, somut olayın özelliklerine göre mal kaçırma amacı taşımayabilir. Ayrıca mirasbırakanın bedelini kendisi ödeyerek bir taşınmazı üçüncü kişiden doğrudan mirasçı adına tescil ettirmesi durumunda 1974 tarihli İBK uygulanmaz; bu hâlde tenkis veya denkleştirme gibi farklı yollar değerlendirilmelidir.

  • Süre: Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davaları, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir.
  • Yetkili mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi (HMK m. 12). Ataşehir’deki taşınmazlar için İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkilidir.

Örnek Senaryo: Barbaros Mahallesi’nde piyasa değeri yüksek bir dairesi bulunan Bay M., vefatından kısa süre önce daireyi, düzenli bir geliri olmayan oğluna değerinin çok altında bir bedelle “satış” göstererek devrediyor. Diğer iki kızı, bu devrin gerçekte bağış olduğunu ve kendilerinden mal kaçırıldığını ileri sürerek muris muvazaası davası açabilir. Davanın sonucu; tanık beyanları, banka kayıtları, bilirkişi değer tespiti ve mahkemenin delilleri serbestçe değerlendirmesine bağlı olacaktır.

5. Vasiyetnamenin İptali

Kanun, üç tür vasiyetname şekli öngörür (TMK m. 531): resmî vasiyetname (m. 532), el yazılı vasiyetname (m. 538) ve olağanüstü hâllerde sözlü vasiyetname (m. 539). El yazılı vasiyetnamenin baştan sona mirasbırakanın el yazısıyla yazılması, gün, ay, yıl olarak tarih içermesi ve imzalanması zorunludur.

İptal sebepleri (TMK m. 557):

  • Mirasbırakanın vasiyetname tarihinde tasarruf ehliyetine sahip olmaması (örneğin ileri derecede demans),
  • Tasarrufun yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisiyle yapılması,
  • İçeriğinin, bağlı koşul veya yüklemelerinin hukuka veya ahlaka aykırı olması,
  • Kanunda öngörülen şekle uyulmaması.

Süre (TMK m. 559): İptal sebebinin ve hak sahibi olunduğunun öğrenilmesinden itibaren 1 yıl; her hâlde vasiyetnamenin açılmasından itibaren 10 yıl. İyiniyetli olmayan davalılara karşı bu süre 20 yıldır. İptal sebebi, savunma olarak ise her zaman ileri sürülebilir.

6. Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) ve Mirasın Paylaşımı

Mirasçılar, mirasın paylaşılmasını her zaman isteyebilir (TMK m. 642). Miras kalan bir taşınmaz üzerinde anlaşma sağlanamazsa, ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelir. Mahkeme kural olarak önce aynen taksimi (malın fiziken bölünmesini), bu mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesini değerlendirir (TMK m. 699).

  • Görevli mahkeme: Sulh hukuk mahkemesi (HMK m. 4).
  • Dava şartı arabuluculuk: 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren, 7445 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na eklenen 18/B maddesi uyarınca, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Aksi hâlde dava usulden reddedilir.

Emsal Karar – Anayasa Mahkemesi, 27.06.2024 T., E. 2023/178, K. 2024/125: Bir sulh hukuk mahkemesi, ortaklığın giderilmesinde zorunlu arabuluculuğun özellikle taraf sayısının fazla olduğu dosyalarda süreci uzattığını ileri sürerek iptal talebiyle başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi; arabuluculuk bürosuna tarafların iletişim bilgilerini araştırma yetkisi tanındığını ve sürecin en fazla dört haftayla sınırlandırıldığını dikkate alarak kuralı ölçülü bulmuş ve itirazı oyçokluğuyla reddetmiştir. Dolayısıyla zorunlu arabuluculuk şartı yürürlüktedir.

2026 Güncellemesi: 12. Yargı Paketi ile Miras Kalan Taşınmazların Satışında Yeni Dönem

31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun (kamuoyundaki adıyla 12. Yargı Paketi), 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 114. maddesinde miras kalan taşınmazlar bakımından önemli değişiklikler yapmıştır:

  • İlk artırma yalnızca mirasçılar arasında: Tüm maliklerin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı hâllerde, satış kararı sonrası birinci artırmaya yalnızca malik mirasçılar katılabilir.
  • Tam değer şartı: Bu ilk artırmada muhammen kıymetin (tahmini değerin) tamamı esas alınır.
  • Tek seferlik imkân: İlk artırmada satış gerçekleşmezse genel artırma usulüne geçilir ve ikinci artırma üçüncü kişilere de açık olarak yapılır.
  • Yaptırımlar: Paydaşlara tanınan teminat muafiyeti kaldırılmış; ihale bedelini süresinde yatırmayan için teminatın kaybı ve teklif bedelinin %5’i oranında idari para cezası öngörülmüştür.
  • Geçiş durumu: Değişiklik, yürürlükten önce ilanı yapılmış artırmalara uygulanmaz. Elektronik satış portalına ilişkin bazı hükümler ise 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Bu düzenleme, aile taşınmazının öncelikle aile içinde ve gerçek değerine yakın bir bedelle değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Ancak ilk artırmada mirasçılardan birinin taşınmazı alabilmesi, finansman hazırlığına bağlıdır. Yeni düzenlemenin uygulamadaki yansımaları henüz şekillenmekte olduğundan, her dosyanın güncel içtihatlar ışığında değerlendirilmesi önem taşır.

Örnek Senaryo: Atatürk Mahallesi’nde anneden kalan bir dairede üç kardeş paydaştır. Kardeşlerden biri daireyi satın almak isterken diğer ikisi satışa zorlamaktadır. Önce zorunlu arabuluculuk sürecine gidilir; anlaşma olmazsa açılacak davada satış kararı verilmesi hâlinde, yeni düzenleme uyarınca ilk artırma yalnızca kardeşler arasında ve taşınmazın tahmini değerinin tamamı üzerinden yapılacaktır.

Kentsel Dönüşüm ve Miras Kalan Taşınmazlar

Ataşehir, İstanbul’da kentsel dönüşümün yoğun yaşandığı ilçelerden biridir. Miras kalan ve intikali yapılmamış daireler, dönüşüm süreçlerinde ciddi gecikmelere yol açabilmektedir.

Mirasçılık belgesinin alınmamış olması, mirasçılardan birine ulaşılamaması veya mirasçılar arasındaki anlaşmazlıklar; müteahhitle sözleşme imzalanmasını ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamındaki karar süreçlerini zorlaştırabilir. Bu nedenle dönüşüm gündeme gelmeden önce intikal işlemlerinin tamamlanması ve mirasçılar arası ilişkinin hukuki zemine oturtulması tavsiye edilir.

Miras Davalarında Süreler ve Görevli Mahkemeler

İşlem / Dava Yasal Dayanak Süre Görevli Merci
Mirasçılık belgesi TMK m. 598 Süreye bağlı değil Noter / Sulh Hukuk
Mirasın reddi TMK m. 605-606 3 ay Sulh Hukuk
Hükmen reddin tespiti TMK m. 605/2 Kural olarak süreye bağlı değil Asliye Hukuk
Tenkis davası TMK m. 560-571 1 yıl / 10 yıl Asliye Hukuk
Vasiyetnamenin iptali TMK m. 557-559 1 yıl / 10 yıl (kötüniyetliye 20 yıl) Asliye Hukuk
Muris muvazaası 1974/1 E. 1974/2 K. İBK, TBK m. 19 Süreye bağlı değil Asliye Hukuk
Ortaklığın giderilmesi TMK m. 642, 699; 6325 s. K. m. 18/B Süreye bağlı değil (önce arabuluculuk) Sulh Hukuk
Veraset ve intikal vergisi beyannamesi 7338 s. Kanun m. 10 Türkiye’de gerçekleşen ölümlerde 4 ay Vergi Dairesi

Miras Uyuşmazlığında İzlenecek Adımlar

  1. Mirasçılık belgesini alın. Tüm işlemlerin başlangıç belgesidir.
  2. Terekeyi tespit edin. Tapu kayıtları, banka hesapları, araçlar, şirket payları ve özellikle borçlar eksiksiz araştırılmalıdır.
  3. Kritik tarihleri takvime işleyin. Reddi miras için 3 ay, veraset ve intikal vergisi beyannamesi için 4 ay gibi süreler birbirinden bağımsız işler.
  4. Tereke mallarına dokunmadan önce danışın. Özellikle borç ihtimali varsa, yapılan her işlem ret hakkını etkileyebilir.
  5. Delilleri toplayın. Tapu müdürlüğündeki satış akit tabloları, banka hareketleri, vasiyetname, sağlık raporları ve yazışmalar dava sürecinin temelini oluşturur.
  6. Uzlaşma imkânını değerlendirin. Arabuluculukta imzalanan anlaşma icra edilebilir nitelik kazanabileceğinden, metni hukuki destek almadan imzalamayın.
  7. Gerekiyorsa dava yoluna başvurun. Doğru dava türünün, doğru mahkemede ve süresi içinde açılması hayati önem taşır.

Ataşehir Miras Avukatıyla Çalışmak Neden Önemlidir?

Miras uyuşmazlıkları, yalnızca hukuki değil duygusal yönü de ağır basan dosyalardır. Aile bireyleri arasındaki gerginlik, çoğu zaman sağlıklı karar vermeyi zorlaştırır. Tarafsız bir hukuki bakış açısı, hem hakların korunmasına hem de aile ilişkilerinin gereksiz yere yıpranmamasına katkı sağlar.

Ataşehir’deki miras uyuşmazlıkları, Kadıköy, Ümraniye, Maltepe ve Kartal gibi ilçelerle birlikte Kartal’daki İstanbul Anadolu Adalet Sarayı bünyesindeki mahkemelerde görülmektedir. Bu adliyedeki sulh ve asliye hukuk mahkemelerinin işleyişine hâkim olmak, dosya takibinin etkinliği açısından önemli bir avantajdır.

Göktepe Hukuk Bürosu olarak miras hukukunda şu alanlarda hukuki destek sunmaktayız:

  • Mirasçılık belgesi ve tereke tespiti işlemleri
  • Mirasın reddi ve hükmen reddin tespiti davaları
  • Tenkis ve vasiyetnamenin iptali davaları
  • Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davaları
  • Ortaklığın giderilmesi davaları ve zorunlu arabuluculuk süreçleri
  • Vasiyetname ve miras sözleşmesi hazırlanmasına ilişkin danışmanlık

Her miras dosyası; aile yapısı, malvarlığının niteliği ve mevcut delillere göre farklı bir strateji gerektirir. Bu nedenle genel bilgilerin, somut olayınızın bir avukat tarafından değerlendirilmesinin yerini tutmayacağını hatırlatmak isteriz.

Sıkça Sorulan Sorular

Reddi miras süresi ne kadardır?

Yasal mirasçılar için reddi miras süresi, mirasbırakanın ölümünü öğrenme tarihinden itibaren 3 aydır (TMK m. 606). Başvuru, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılır. Terekenin borca batık olduğu açıkça belliyse, hükmen reddin tespiti kural olarak süreye bağlı değildir.

Babam evini kardeşime satış göstererek devretmiş, ne yapabilirim?

Devir gerçekte bağış niteliğindeyse ve mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıyorsa, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açılabilir. 01.04.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu davayı tüm yasal mirasçılar açabilir ve dava kural olarak herhangi bir süreye tabi değildir.

Miras kalan evi kardeşim satmak istemiyor, ne olur?

Paydaşlar anlaşamazsa ortaklığın giderilmesi davası açılabilir; ancak öncesinde arabulucuya başvurmak zorunludur. Taşınmaz bölünemiyorsa satışına karar verilir. 7589 sayılı Kanun uyarınca, tüm malikler mirasçıysa ilk artırma yalnızca mirasçılar arasında ve tahmini değerin tamamı üzerinden yapılır.

Tenkis davası kaç yıl içinde açılmalıdır?

Tenkis davası, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda ölüm tarihinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 571). Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup kaçırılması hâlinde dava hakkı sona erer.

Hukuki Bilgi Notu

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her hukuki durum kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut durumunuz için bir avukattan danışmanlık almanız önerilir.