Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanunun büyük bölümü yayım günü yürürlüğe girdi; ancak üç maddesi için kanun koyucu, teknik altyapının hazırlanabilmesi amacıyla üç aylık bir bekleme süresi öngördü.
Bu süre dolmuş ve 11, 12 ve 22. maddeler 31 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Söz konusu düzenlemeler iki önemli alanı doğrudan etkiliyor: vesayet altındaki kişilere ait malların satış usulü ve ses ve görüntü nakli yoluyla (e-duruşma/SEGBİS) duruşmaya katılanların imza yükümlülüğü.
Göktepe Hukuk Bürosu olarak bu makalede, yürürlüğe giren hükümlerin ne getirdiğini, kimleri etkilediğini ve devam eden dosyalara nasıl uygulanacağını madde madde açıklıyoruz.
31 Ekim 2026’da Hangi Maddeler Yürürlüğe Girdi?
7589 sayılı Kanun’un 26. maddesi (yürürlük maddesi), kanunun farklı hükümleri için farklı tarihler belirlemiştir. Buna göre 11, 12 ve 22. maddeler “yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra” yürürlüğe girecektir. Yayım tarihi 31 Temmuz 2026 olduğundan, bu hükümler 31 Ekim 2026 itibarıyla uygulanmaya başlamıştır.
| Kanun Maddesi | Değiştirilen Hüküm | Konusu | Yürürlük |
|---|---|---|---|
| 7589 s. K. m. 11 | 4721 s. TMK m. 440/1 | Vesayet altındaki kişinin taşınırlarının UYAP’a entegre elektronik satış portalında satılması | 31.10.2026 |
| 7589 s. K. m. 12 | 4721 s. TMK m. 444/2 | Vesayet altındaki kişinin taşınmazlarının elektronik portalda açık artırmayla satılması ve 10 günlük onama süresi | 31.10.2026 |
| 7589 s. K. m. 22 | 6100 s. HMK m. 149 (yeni 4. fıkra) | E-duruşmaya katılanlar için elle atılan imza kuralının sınırlandırılması | 31.10.2026 |
Hatırlatma: Kanunun diğer hükümleri (ör. belirsiz alacak davasının kaldırılması, duruşmalar arasında üç ay sınırı, HAGB’nin yeniden düzenlenmesi, TCK m. 158/4) 31 Temmuz 2026’dan beri zaten yürürlüktedir.
Vesayet Altındaki Kişinin Mallarının Satışında Yeni Dönem (TMK m. 440 ve 444)
Vesayet ve Vesayet Makamı Kavramları Kısaca
Vesayet, ergin olmayan ve velayet altında bulunmayan küçükler ile akıl hastalığı, akıl zayıflığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı gibi nedenlerle kısıtlanan (fiil ehliyeti sınırlanan) kişilerin korunması için kurulan bir hukuki düzendir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 397 uyarınca vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir.
Vesayet altındaki kişinin (kısıtlının) malvarlığı, onun adına vasi tarafından yönetilir. Ancak vasi, kısıtlıya ait malları dilediği gibi satamaz; satış, kanunda belirlenen sıkı bir usule bağlıdır. 31 Ekim 2026’dan itibaren bu usulün merkezine elektronik satış portalı yerleşmiştir.
Taşınırların Satışı: TMK m. 440’taki Değişiklik
7589 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle TMK m. 440’ın birinci fıkrasının birinci cümlesine, “talimat uyarınca,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında” ibaresi eklenmiştir.
Bu değişikliğin pratik sonuçları şöyle özetlenebilir:
- Değerli şeyler dışındaki taşınırlar (araç, ev eşyası, makine, emtia gibi), vesayet makamının talimatı doğrultusunda artık UYAP’a bağlı elektronik satış portalı üzerinden satışa çıkarılacaktır.
- Satışın fiziki bir mekânda, sınırlı sayıda katılımcıyla yapılması yerine Türkiye’nin her yerinden teklif verilebilen bir ortamda gerçekleşmesi amaçlanmaktadır.
- Kanun gerekçesine göre hedef, rekabeti artırarak kısıtlının malının gerçek değerine daha yakın bir bedelle satılmasını sağlamaktır.
Taşınmazların Satışı: TMK m. 444/2’nin Yeni Metni
7589 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle TMK m. 444’ün ikinci fıkrası şu şekilde yeniden düzenlenmiştir:
“Satış, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir.”
Bu hükümden çıkan temel kurallar şunlardır:
- Satış yeri: Kısıtlıya ait taşınmazların açık artırması elektronik satış portalında yapılır.
- İhalenin tamamlanması: İhale, kendiliğinden kesinleşmez; vesayet makamının (sulh hukuk mahkemesinin) onamasıyla tamamlanır.
- Onama süresi: Vesayet makamı, onama kararını ihale gününden itibaren 10 gün içinde vermelidir. Bu düzenleme, alıcı ve kısıtlı açısından belirsizliğin uzamasının önüne geçmeyi hedefler.
Değişmeyen Kurallar: Satış İzni ve Pazarlık İstisnası
Değişiklik yalnızca TMK m. 444’ün ikinci fıkrasını kapsamaktadır. Dolayısıyla aşağıdaki temel kurallar aynen yürürlükte kalmıştır:
- TMK m. 444/1: Taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hâllerde mümkündür.
- TMK m. 444/3: Denetim makamı, istisnai olarak özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.
- TMK m. 462 ve 463: Vesayet makamının ve denetim makamının izin vermesi gereken işlemlere ilişkin sistem korunmaktadır.
Başka bir deyişle, elektronik portal bir satış yöntemi değişikliğidir; satışın gerekli olup olmadığına ilişkin yargısal denetim aynen devam etmektedir.
Emsal Karar: Satış İzni ile Pazarlıkla Satış Kararı Arasındaki Ayrım
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 30.03.2011 tarihli, E. 2010/3711, K. 2011/5583 sayılı kararında, kısıtlıya ait taşınmazların satışına vesayet makamının karar vereceğini; denetim makamının ise ancak istisnai olarak, özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını gözeterek pazarlıkla satışa karar verebileceğini vurgulamıştır. Daire, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerektiğini de hatırlatmıştır.
Bu kararın bugünkü önemi: Yeni düzenlemeyle açık artırma elektronik ortama taşınmış olsa da, Yargıtay’ın ortaya koyduğu “kural açık artırma, pazarlık istisna” ilkesi geçerliliğini korumaktadır. Pazarlıkla satış talep eden bir vasinin, bu istisnai yolun neden kısıtlının yararına olduğunu somut gerekçelerle ortaya koyması gerekir; aksi hâlde satış, genel kural olarak portal üzerinden açık artırmayla yapılacaktır.
Hipotetik Örnek: Vasinin Annesine Ait Daireyi Satması
Senaryo: Bay A., ileri evre demans tanısı konulan annesi için vasi olarak atanmıştır. Annenin bakım masraflarını karşılamak amacıyla, annesine ait bir dairenin satılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
31 Ekim 2026 sonrası süreç (genel kural olarak):
- Bay A., sulh hukuk mahkemesinden (vesayet makamı) satış izni talep eder; mahkeme, satışın annenin menfaatine olup olmadığını değerlendirir.
- Satış izni verilirse, açık artırma UYAP’a entegre elektronik satış portalında ilan edilir ve teklifler bu portal üzerinden toplanır.
- İhale sonrası vesayet makamı, ihale gününden itibaren 10 gün içinde onama kararı verir; ihale bu onamayla tamamlanır.
Dikkat: Satış ilanı 31 Ekim 2026’dan önce yapılmışsa, geçiş hükmü uyarınca eski usul uygulanmaya devam eder (aşağıda açıklanmıştır).
E-Duruşmada (SEGBİS) İmza Kuralı: HMK m. 149’a Eklenen Yeni Fıkra
Ses ve Görüntü Nakli Yoluyla Duruşma Nedir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 149, mahkemenin taraflara, vekillerine, tanıklara ve bilirkişilere, bulundukları yerden ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılma imkânı tanımasını düzenler. Uygulamada bu sistem SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ve avukatlar için e-Duruşma uygulaması üzerinden işlemektedir.
Bu sistem, özellikle farklı şehirde görülen davalarda zaman ve masraf tasarrufu sağlamaktadır. Ancak uygulamada önemli bir soru gündeme geliyordu: Fiziken mahkeme salonunda bulunmayan bir kişinin, tutanağa “elle imza” atması nasıl mümkün olacaktı?
Yeni Düzenlemenin Metni
7589 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle HMK m. 149’a, üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere şu fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir (yani numaraları bir kaydırılmıştır):
“(4) Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında, 154 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde belirtilen ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma hâlleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmaz.”
Pratikte Ne Değişti?
Yeni kuralın mantığı “genel kural muafiyet, istisna imza” şeklinde özetlenebilir:
Elle imza aranmayan işlemler (genel kural):
- Olağan beyanlar, delil bildirimi, tanık beyanları,
- Bilirkişi raporuna karşı sözlü beyanlar,
- Usule ilişkin talepler ve itirazlar.
Elle imzanın hâlâ arandığı işlemler (HMK m. 154/3-ç istisnaları):
- İkrar (bir vakıanın doğruluğunu kabul etmek),
- Yeminin edası (yemin etmek),
- Davanın geri alınmasına muvafakat (karşı tarafın davayı geri almasına onay vermek),
- Davadan feragat (talep edilen haktan vazgeçmek),
- Davayı kabul (karşı tarafın talebini kabul etmek),
- Sulh (uyuşmazlığı anlaşmayla sona erdirmek).
Bu ayrımın sebebi açıktır: Sayılan işlemler, davayı doğrudan sona erdirebilen veya sonucunu belirleyen ve geri dönüşü güç olan iradi işlemlerdir. Kanun koyucu, bu işlemlerde beyanın gerçekten ilgili kişiye ait olduğunun ve özgür iradeyle yapıldığının kesin biçimde güvence altına alınmasını istemiştir.
Emsal Kararlar: İmzasız Feragat ve İkrar Beyanları
Yargıtay, HMK m. 154/3-ç’deki “okunmak ve imzası alınmak” şartını, bu işlemler için bir geçerlilik şartı olarak yorumlamaktadır:
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/13238, K. 2018/16291: Duruşmada davacı vekilinin sözlü olarak bildirdiği ve feragat niteliği taşıyabilecek bir beyanın, tutanağa geçirilip beyan sahibine okunarak imzası alınmadan feragat olarak değerlendirilemeyeceğine, buna dayanılarak verilen kararın bozulması gerektiğine hükmetmiştir.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/9583, K. 2015/10725, T. 20.10.2015: Davalı vekilinin duruşmadaki beyanına ilişkin tutanakta imzası bulunmadığından, usulüne uygun bir ikrardan söz edilemeyeceğini belirtmiştir.
Yeni düzenlemeyle bağlantısı: HMK m. 149/4, bu yerleşik içtihadı e-duruşma ortamına da taşımaktadır. Sonuç olarak e-duruşmaya katılan taraf veya vekil, olağan işlemlerde imza yükünden kurtulmuş; ancak feragat, kabul, ikrar, yemin ve sulh gibi kritik işlemlerde imza güvencesi korunmuştur. Bu işlemlerin e-duruşma sırasında nasıl tamamlanacağı (örneğin güvenli elektronik imzalı dilekçeyle teyit) hâkimin usul yönetimine ve somut olayın özelliklerine göre şekillenecektir.
Hipotetik Örnek: E-Duruşmada Sulh Görüşmesi
Senaryo: İstanbul’da bulunan bir avukat, Ankara’da görülen bir alacak davasına müvekkili adına e-Duruşma ile katılmaktadır. Duruşma sırasında taraflar sulh olmaya yakın bir noktaya gelir.
Değerlendirme:
- Avukatın delillere ilişkin beyanları ve usule ilişkin talepleri, elle imza aranmaksızın tutanağa geçirilebilir.
- Ancak sulh beyanı, HMK m. 149/4’te sayılan istisnalar arasındadır. Bu nedenle sulhun hukuken geçerli sonuç doğurabilmesi için HMK m. 154/3-ç’deki imza şartının karşılanması gerekir.
- Uygulamada, sulh metninin yazılı olarak hazırlanıp güvenli elektronik imzayla UYAP üzerinden dosyaya sunulması gibi yöntemler gündeme gelebilir. Hangi yöntemin kabul edileceği, mahkemenin takdirine ve dosyanın özelliklerine bağlıdır.
Bu nedenle sulh, feragat veya kabul gibi sonuç doğurucu işlemler planlanıyorsa, sürecin duruşma öncesinde vekil ile birlikte titizlikle kurgulanması önemlidir.
Devam Eden Dosyalar Ne Olacak? Geçiş Hükümleri
Yeni düzenlemelerin hangi dosyalara uygulanacağı, 7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinde açıkça belirlenmiştir.
Vesayet Satışları İçin Geçiş Kuralı (Geçici m. 1/5)
TMK m. 440 ve 444’te yapılan değişiklikler, açık artırma suretiyle satışına karar verilip de 31 Ekim 2026’dan önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmaz. Bu açık artırmalarda değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
Kısacası belirleyici tarih “satış kararı” değil, **”ilan tarihi”**dir:
- İlan 31 Ekim 2026’dan önce yapıldıysa: Eski usul devam eder.
- İlan 31 Ekim 2026 veya sonrasında yapılacaksa: Satış, genel kural olarak elektronik satış portalında gerçekleştirilir.
HMK m. 149/4 İçin Durum
HMK m. 149/4 bakımından geçici maddede özel bir geçiş kuralı öngörülmemiştir. Usul hukukunda genel kural olarak usul kurallarının yürürlüğe girdikleri andan itibaren derdest (görülmekte olan) davalara da uygulanacağı kabul edilir. Bu nedenle 31 Ekim 2026’dan sonra yapılan e-duruşmalarda yeni kuralın uygulanması beklenmektedir; ancak tamamlanmış usul işlemlerinin geçerliliği, kendi tarihindeki hükümlere göre değerlendirilir.
Bu Değişiklikler Kimleri Etkiliyor?
| Kim? | Ne Yapmalı? |
|---|---|
| Vasiler | Kısıtlıya ait mal satışı planlanıyorsa, satış izni talebini yeni portal usulünü gözeterek hazırlamalı; pazarlıkla satış isteniyorsa gerekçeyi somutlaştırmalıdır. |
| Kısıtlıların yakınları | Satışın şeffaf ve rekabetçi yapılıp yapılmadığını portal ilanları üzerinden takip edebilir; menfaate aykırılık hâlinde vesayet makamına başvurabilir. |
| Alıcılar / Yatırımcılar | Kısıtlıya ait taşınmazlara portal üzerinden teklif verebilir; ancak ihalenin vesayet makamının onamasıyla tamamlanacağını bilmelidir. |
| Dava tarafları ve vekiller | E-duruşmada olağan işlemlerde imza yükünün kalktığını, ancak feragat, kabul, sulh, ikrar ve yemin için imza şartının sürdüğünü dikkate almalıdır. |
Göktepe Hukuk Bürosu Olarak Değerlendirmemiz
31 Ekim 2026’da yürürlüğe giren hükümler, ilk bakışta teknik görünse de iki kritik alanda hukuki güvenlik ile hız arasında denge kurmayı amaçlamaktadır. Vesayet alanında, korunmaya muhtaç kişilerin mallarının daha geniş bir alıcı kitlesine ulaşarak satılması hedeflenirken; e-duruşma alanında, uzaktan yargılamanın önündeki pratik bir engel kaldırılmış, ancak sonuç doğurucu işlemlerde güvence korunmuştur.
Bununla birlikte, yeni sistemin uygulamada nasıl işleyeceği; portalın teknik işleyişine, mahkemelerin yerleşecek uygulamalarına ve Yargıtay’ın zaman içinde oluşturacağı içtihada göre netlik kazanacaktır. Her vesayet dosyası ve her dava, kendine özgü koşullar barındırır.
Vesayet altındaki bir yakınınıza ait malın satışı, kısıtlı adına yürütülen işlemler veya e-duruşma sürecinde yapılacak beyanlar konusunda tereddüt yaşıyorsanız, Göktepe Hukuk Bürosu olarak dosyanızı somut özellikleri çerçevesinde değerlendirmekten memnuniyet duyarız.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
12. Yargı Paketi’nin hangi maddeleri 31 Ekim 2026’da yürürlüğe girdi?
7589 sayılı Kanun’un 11, 12 ve 22. maddeleri 31 Ekim 2026’da yürürlüğe girdi. Bu maddeler; vesayet altındaki kişiye ait taşınır ve taşınmazların UYAP’a entegre elektronik satış portalında satılmasını (TMK m. 440 ve 444) ve e-duruşmaya katılanlar için elle imza kuralının sınırlandırılmasını (HMK m. 149/4) düzenler.
Vesayet altındaki kişinin taşınmazı artık nasıl satılıyor?
Genel kural olarak satış, vesayet makamının izniyle UYAP’a entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılır. İhale, vesayet makamının onamasıyla tamamlanır ve onama kararının ihale gününden itibaren 10 gün içinde verilmesi gerekir. Denetim makamının istisnai olarak pazarlıkla satışa karar verme yetkisi korunmuştur.
31 Ekim’den önce ilan edilen vesayet satışlarına yeni kural uygulanır mı?
Hayır. 7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, 31 Ekim 2026’dan önce ilanı yapılmış açık artırmalarda değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam eder.
E-duruşmaya katılanlar artık hiç imza atmayacak mı?
Hayır, tamamen değil. Yeni HMK m. 149/4 uyarınca elle imza kuralı genel olarak uygulanmaz; ancak ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh işlemlerinde imza şartı devam etmektedir.
Yararlanılan Mevzuat ve Kaynaklar
- 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG: 31.07.2026, Sayı: 33326) – m. 11, 12, 22, 26, Geçici m. 1/5
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu – m. 397, 440, 444, 462, 463
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – m. 149, 154/3-ç
- Yargıtay 2. HD, 30.03.2011, E. 2010/3711, K. 2011/5583
- Yargıtay 8. HD, E. 2017/13238, K. 2018/16291
- Yargıtay 11. HD, 20.10.2015, E. 2015/9583, K. 2015/10725
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her hukuki durum kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut durumunuz için bir avukattan danışmanlık almanız önerilir.